• bigezipdoncem

KAMBOÇYA-Gizemli ANGKOR WAT'a Yolculuk

En son güncellendiği tarih: 13 Mar 2019


En çok mutlu olduğum, en etkilendiğim, en aşık olduğum, en büyülendiğim kısmı sona sakladım. Aklın alamayacağı, büyüleyici mimariye sahip olan ve şu anda yeryüzündeki en büyük dini yapı olma özelliğini taşıyan Angkor Wat’ı daha fazla kendime saklamadan sizlerle paylaşmak istiyorum. Kamboçya ile ilgili size anlatacağım esas şey Angkor Wat ve Siem Reap sehridir. Buyrun başlayalım <3



Neden Kamboçya?

Ben kendimi bildim bileli Tayland, Singapur, Kamboçya, Vietnam coğrafyalarını görmek istiyordum. İzlediğim Hollywood filmlerindeki Vietnam-Kamboçya savaşları, Kamboçya’da geçen filmlerin etkisi, bu ülkedeki insanlara yapılan soykırımlar, Kızıl Khmer imparatorluğu ile ilgili okuduklarım, duyduklarım ve dünyanın en büyük dini yapısının burada olması beni bu ülkeye çağıran en önemli etkenlerden birkaçıdır. İşte biliyorsunuz, bu duygular düşünceler zorla olmaz zaten 😊

Neyse konudan sapmayalım, Bu Kamboçya’yı ben çok merak ediyordum hep. O coğrafyaya gitmişken tek bir ülke ile kalmayıp, bu şekilde birkaç ülkeyi içeren bir program yapmak istiyordum. Çünkü bu yukarıda bahsettiğim ülkeler, küçük ve birbirine yakın ülkelerdir. Sizin de aklınızda olsun. Asya’ya sadece bir ülke için gitmeyin, ne yapın edin, bir diğer ülkeye de geçin. Ya Singapur, Kamboçya, Vietnam, ya da Tayland-Kamboçya şeklinde olsun.


Kamboçya Vize istiyor mu?

Ahh evet! Kamboçya vize istiyor dostlar. Zor değil vizeyi almak, gayet basit. Maksat ülkeye bir gelir olsun anladığım kadarıyla. Vize alamayan birisi yoktur herhalde😊 Bu vize için yaptığım ödeme beni hiç gocundurmadı. Ülkeye bir katkımız olsun da, Angkor Wat dünya yok olana kadar ayakta kalsın <3

Vizenizi sağı solu araştırmadan buradan alınız lütfen😊 aynı gün yolladıkları bile oluyor. Eşim için sabah başvurdum, aynı gün akşam üstü geldi vizesi. Benim için de 1 gün sonra geldi vize.

https://evisa.gov.kh/

Vize ücreti 195 TL kişi başı. Yani o tarihte 37 $ idi (01.02.2019)

Bu vizeyi almadan da Kamboçya’ya gidebilir ve vizenizi havalimanında alabilirsiniz. Ama bu size hem en az 1 saat kaybettirir, hem de suratsız polislerle muhatap olmak enerjinizi düşürebilir. Kesinlikle gitmeden buradan alın vizenizi. Sonrasında havalimanında millet vize sırasına girerken siz bir kağıdı doldurup pasaport kontrole geçersiniz. Sonra bana da teşekkür edersiniz 😊

Sadece gitmeden önce, pasaport polislerinin rüşvetçi olduğunu, ülkeye girerken rüşvet istediklerini okumuştum. Biz bununla karşılaşmadık. Siz karşılaşabilirsiniz, zira potansiyelleri var. Ama tek bir şey diyebilirim-tüm polislere de tek tek baktım- İnanılmaz saygısız ve kabalar !

Bunu söylemeliyim. Hepsinde de aynı tarz hakimdi.


Kamboçya para birimi

Kamboçya para birimi Riel’dir. Ama sizin bu para ile hiç işiniz yok. Tayland’daki gibi kendi paralarıyla işlem yapmak için kendilerini parçalamıyorlar 😊Her şey zaten dolar ile fiyatlandırılmış durumda. Birçok yerde doların üstünü dolar olarak verseler de bazen de kendi paraları ile veriyorlar ki bu çok fena😊 Onu bahşiş olarak dağıtmayı unutmayın olur mu. Bu ülkede insanlar, hayatlar hakikaten bir tuhaf. Bugün Çin istilasıyla, kendi ülkelerinde misafir olmuşlar zaten. Neyse tarihiyle ilgili ayrı bir kısım açacağım. Para konusu böyle. Yani Kamboçya’ya giderken yanınızda dolar olabilir, onların paralarına dönüştürmenize gerek yok. Yalnız buraya dikkat !

Ben Kamboçya’ya gitmeden önce 100$ ı, 1’er dolar olarak götürmüştüm ve bu çok işime yaradı. Siz de böyle yapın.


Kamboçya’ya ne zaman gidilir, Kamboçya iklimi

Kamboçya için Kasım-Şubat arası serin ve kuru mevsimdir, biz Şubat ayında gittik ve serin-kuru dönem olmasına rağmen çok sıcaktı. Haziran- Ağustos arası sıcak ve yağışlı dönem, Eylül-Kasım arası ise serin ve yağışlı dönemdir. Bu yağışlı dönemlerde Asya’da olmak çok akıllıca değildir bana göre. Muson yağmurları ile ıslanmış Angkor Wat size muhteşem fotoğraflar sunsa da gezmenize engel olacağı için mantıklı bir dönem olmaz. Seyahatinizi bu belirttiğim tarihlere göre şekillendirin. Dediğim gibi Şubat ayı bile oldukça sıcak bir aydı, sıcak kuru mevsimde giderseniz beyniniz yanabilir😊




Turla mı gitmeliyim?

Tur konusunda fikirlerimi hemen hemen her ülke yazımda belirtiyorum. Burası için de aynı şeyi düşünüyorum. Kamboçya minicik bir ülkedir, kolaylıkla kendiniz keşfedebilirsiniz. Güvenlik açısından bir sorun ile karşılaşmadık, ama tabi ki gece 4-5 gibi sokaklarda da olmadık. Biz bir ülkeye gittiğimizde sabah 6-7 gibi güne başlarız ve gece 12’ye kadar devam ederiz. Dolayısıyla gecelerine akalım kafamız da olmaz. Gece hayatını da sevmediğimiz eklenince bu konuda size pek bilgi veremiyorum. Ama zannediyorum Kamboçya’nın gece hayatını gayet net gördük, çünkü Siem Reap bir avuç yerdi ve eğlencenin, turistik aktivitelerin olduğu yer zaten gece hayatının olduğu yerdi😊



Kamboçya’ya Ulaşım -Kamboçya’da ulaşım


Yukarıda bahsettiğim gibi buradan kalkıp doğrudan Kamboçya’ya gitmezsiniz diye düşünüyorum. Bunun nedeni uçak biletlerinin oldukça pahalı olması. O sebeple Kamboçya’ya gitmek isterseniz Tayland, Singapur, Malezya, hatta belki Vietnam’a geçip oradan Kamboçya’ya geçmelisiniz. Bunun en büyük sebebi bütçedir. Sadece Angkor Wat için bile bu ülkeye gidilebilir ki Angkor Wat dünyanın en çok ziyaret edilen Unesco’nun dünya mirası içinde bulunan bir yapıdır. Ama siz dediğim gibi o kadar gitmişken başka 1-2 ülke daha eklemelisiniz rotanıza. Yok ben doğrudan bu şehre gideceğim diyorsanız, Angkor Wat, Siem Reap şehrindedir. Biletinizi Siem Reap’e alabilirsiniz. Başkent Phnom Penh’i de merak ediyorsanız bu şehre de bilet alabilirsiniz. Yaptığım araştırmalardan anladığım kadarıyla Kamboçya seyahatinde bu iki şehri görmek yeterli. Biz sadece Siem Reap’e gittik ve Angkor Wat’ı gördük. Kamboçya ruhunu anlamak için oldukça yeterli bir seyahatti açıkçası.

Bu arada bu yukarıda bahsetmiş olduğum şehirlerden Siem Reap’e otobüs ile de ulaşabilirsiniz. Yine başkente de otobüsle ulaşabilirsiniz. Mesele Tayland’dan hemen hemen 9-15 saat arasında bir süreyle Siem Reap’e geçilir ama bizim zaman sorunumuz olduğu için uçak kullandık. Otobüsle karadan Kamboçya’ya girişlerin daha sıkıntılı olduğunu okumuştum. Eminim ki öyledir. Rüşvetsiz bırakmazlar diye düşünüyorum😊 Biz Phuket’ten , Kamboçya’ya uçak ile 1.5 saatte geçtik. Oldukça kolay ve güzel bir yolculuktu.

Kamboçya’da gelişmiş bir otobüs ağı ya da dolmuş vs gibi şeyler yok. Şehir genelinde tuktuklar var. Zaten yerliler çoğunlukla motor kullanıyorlar. O eski püskü havayı mahveden fena motorları ile her yeri sarmışlar. Tıpkı Tayland gibi. 12 ay boyunca havanın sıcak olması, iklimin müsait olması onlara motor kullanma şansı veriyor. Biz bu ülkede taksimetreli taksi görmedik, binmeden gideceğiniz yeri söyleyip sıkı bir pazarlık etmeniz yeterli. Ancak şöyle düşünün en uzak bir yere bile gidiyorsanız 10$ dan fazla para ödememelisiniz. Yani size şöyle söyleyeyim, Kamboçya’da bir Tuktuku Angkor Wat’ta sizi gezdirsin diye tün gün 15$ a kiralayabiliyorsunuz. Yani adamın tüm günü 15$. Dolayısıyla taksiye inip binerken buna göre bir fiyat önerisinde bulunun. Ne verirlerse 3te 1 i fiyat verin. Burada da biraz kalbimizi kırdılar, adamın biri 5$ dedi, biz ise 2$ dedik, cevap vermeden dönüp gitti ama bir başka tuktukçu bizi 2$a götürmeyi kabul etti. Yani taviz vermeyin, indirim yaptırın. Kamboçya gibi bir yerde 1$ bile çok büyük bir para unutmayın.


Kamboçya’da yeme-içme

Tayland için ne dediysem burası için de aynısını söylüyorum ve altına imzamı atıyorum. Oraların yemekleri bana uygun değil. Böyle olmaması için hakikaten direndim. Denedim ama olmadı. Ölüyordum seyahatin son 2 günü. Açlık değildi beni vuran, çünkü ne olursa olsun akşam yemeğimizi yedik, ne bulursak formatında. Konservelerim, abur cubur vs ler beni yaşattı, ama bilindik bir tadın beyne gitmemesi doygunluk hissinin olmaması biraz da organlar için tanıdık olmayan şeylerin vücuda girmesi beni bozdu artık.

Birçok parametre birleşiyor bu durumlarda. Neyse yine de size yeme-içme kısmının bildiğim kadarıyla kısmını aktarayım. Öncelikle biz güzel bir yerde oturup akşam yemeğinde Loklak yedik. Yani ben Loklak sipariş ettim, bu Kamboçya’nın geleneksel yemeği. İstiridye sosu, soya sosu ve bazen palmiye şekeri ile hazırlanan bu kızartılmış sığır eti yemeği, ülke çapında her yerde servis ediliyor. Her yerde bulup yiyebilirsiniz, bu lezzet şölenini😊


Bunun dışında bazılarını tattığım bazılarını ise araştırmalarımdan öğrendiğim kadarıyla aşağıdaki tüm ürünleri deneyebilirsiniz. Prahok, oldukça ağır bir kokuya sahip. Ezilmiş balık ezmesini baharatlarla yumuşatan Kamboçyalılar taze sebzelerle beraber sundukları Prahok’u çok seviyorlar. Onlar kendi usullerince bunu sürekli yapıp yiyorlarmış, lokaller için güzel bir yemek biz turistler için değişik bir lezzet. Ya seversiniz, ya nefret edersiniz. Sokak satıcılarının tezgâhlarında Lort Cha diye bir şey gördük bu da gece geç saatlerde atıştırmalık olarak tercih ediliyor. Kızartılmış baharatlı erişte, fasulye, soğan ve kavrulmuş yumurtadan oluşan tuhaf bir yemek. Yine Lap Khmer adı verilen dilimlenmiş sığır eti içeren bir çeşit salataları mevcut. İçinde her türlü baharat ve fesleğen bulunuyor. Tabi bu da sığır etli. Sığır etli yediğiniz şeylerin az pişmiş olduğunu göreceksiniz bunun nedeni Kamboçya’lıların sığır etini az pişmiş olarak yemesi. Siz fazla pişirilmesini söyleyebilirsiniz. Çok net bir şekilde söyleyebilirim ki ne yerseniz yiyin, hepsinin içinde tatlı, tuzlu, ekşi ve hatta acı olan bir sos var. O sos ki benim beynimin en ücra köşelerine kadar ulaştı ve geri dönüşümü olmayan zararlar verdi 😊 Asla ama asla benlik değil dostlar. Bu tamamen damak tadı, zevk meselesi, ama bana uygun değil Asya mutfağı.


Neyse siz deniz mahsullü şeyleri de deneyebilirsiniz. Ben deniz mahsüllerini de sevmem😊Buradakiler de bir tuhaftı zaten.


Beni en çok etkileyen, kediyi hatırlamıyorum ama, köpek, yılan, timsah, tavuk, sığırdan oluşan bir et tabakları vardı. Aslında eşime ‘’tadalım, bakalım bir’’ dedim ama kabul etmedi. Ben gerçekten tadına bakabilirdim. ‘’ Hadi canım, bakamazsın demeyin’’ Tadına bakmak başka, onu akşam yemeği olarak yemek ve karnını doyurma olayı başka. Kurbağa bacağı çorbası da gerçekmiş, neyse ki gördük bildik onu da <3


20$ verip (bu inanılmaz bir rakam Kamboçya şartlarında, otelimizin geceliği 18 $ idi) bir parça ekmek bulunmayan akşam yemeğimizin sonunda, ‘’ben açım kardeşim, bir pizza getirsin de yiyelim’’ diyerek sonlandırdım. Gelen pizzanın üzerindeki acı biber, midem ile boğazım arasına sıkışıp kalmış loklakın noddle ını parçaladı (o nasıl bir lastik gibi bir şeydir arkadaş!) ve kulaklarımdan duman çıkmasına sebep oldu. Tam bir kabustu.


Zordu hayat Kamboçya’da. Emek isterdi oraya gidip, açlıkla mücadele edip, tapınaklarda 50 derece sıcakta gezmek, zordu. Ama çok kıymetliydi yine de 😊 neyse geyiği bırakıp, kahvaltı kısmına gelirsem, kaldığımız otelde bir omlet ile kahveye mecbur bırakıldık. Oteli sevmedim. Ne tuhaftı. Küvetten hallice bir havuzları vardı, havuza girmek için 1 $ almak istiyordu otelin sahibi. Ha bu otelin fiyatı da az değildi. Neyse konaklama kısmına detay vereceğim. Kahvaltı kültürleri yok zaten. Yerelin ne yediğini anlayacak kadar çok kalmadık ama noddle ve pirinç ile oluşturulan bir mutfakları var. Timsah falan da yiyorlar, tuhaf böcekleri de es geçmeyeyim. Hasılı bana uymadı. Siz düşünün 😊 Şimdi bu böcek, örümcek, karınca, köpek, yılan, timsah yeme olayının asıl nedeninin bu hayvanların bir lezzet durağı olması değil, tamamen ülkenin tarihi boyunca yaşamış olduğu yokluktur- Tayland’ın kuzeyinde ise köpeklerin bir lezzet şöleni olarak ya da alışkanlık olarak yendiğini belirtmek isterim- Bunu da bize Tayland’lı bir amca söylemişti. Zira Tayland şu anda fakirlikten çıkmış bir ülke. Asla Kamboçya gibi değil. Maalesef Kamboçya bu değişimi yakalayamayacak kadar geride. En azından önümüzdeki 100 yıl kadar böyle kalacağı kesin, bu ÜZDÜ :/


Kamboçya’da Konaklama


Efendiiiiimm! Geldik eğlenceli kısma. Siz isterseniz Kamboçya’da 5-10$ a bile kalacak yer bulabilirsiniz. Oraya gideyim bakarım derseniz, insanların pansiyon gibi olan evlerinde bile daha da ucuza kalabilirsiniz. Biz biraz daha düzgün bir yerde kalmak istedik, yani ortalama bir yer olsun dedik ve şurada kaldık. Sunvy Angkor Villa Boutique yazınca zaten mevcut olan tüm sitelerde çıkıyor. Konumu harika değildi. Yukarıda bahsettiğim ufak minicik bir havuzu vardı. İsterseniz biraz serinlemek için girilir. Kahvaltı kötüydü. Otel sahibini de sevmedim. Şöyle bir maceramız oldu. Biz Bangkok’a geçeceğimiz gün Kamboçya’daki yüzen pazara gidelim dedik. Uçağımız akşam üstü idi. Biz salak gibi sabah uyanıp kahvaltı yapıp check-out yaptırdık. Kamboçya’da pislik içinde, yüzen pazarı gezip dönünce bir lavaboyu kullanalım dedik, saat ise 1 falandı. Yani oda hala bizim aslında -saf gibi check out yaptırmasaydık tabi-. Ama valizlerimizi otele bıraktık sonuçta. Bir kullanalım dedik, adam yok falan dedi, sonra da girin çıkın dedi. Tuhaf turiste saygı, turiste sıcak kanlı bir ‘’merhaba’’ yok yani dostlar. Oteli önermem. Bunun en önemli nedeni lokasyonu. Kesinlikle iyi bir yerde değildi. Uzaktı. Pub Street denilen yere yürüme mesafesinde olmalıydı bence.


Zaten Angkor Wat oldukça uzakta, oraya her türlü bir tuktuk ile gideceksiniz. Dolayısıyla Siem Reap seyahatinizde otelinizin Pub Street’e yakınlığına dikkat edin. Kaldığımız otele kahvaltı dahil, 18$ (99TL) ödedik. İlk gittiğimiz gün kahvaltımız yoktu, sabah 8 de falan varmıştık Siem Reap’e. O günde kahvaltı aramayıp hemen Angkor Wat’a geçelim istedik, o sebeple otelden kahvaltı aldık. O kahvaltı içinse kişi başı 2$ ödedik. Bir omlet ve kahve idi kahvaltısı. Oldukça yetersiz kötü bir kahvaltı idi. Otelin tek ama tek artısı, sizi havalimanından aldırmak için servis yolluyor olması. Eğer otelinizin böyle bir hizmeti yoksa havalimanından şehir merkezine 7-8$ max ödeyerek geçmeniz lazım, ki bu bile fazla. Buna göre hesap yapın😊 Otelimizi maalesef Bookingden aldık. Bir daha ASLA AMA ASLA tercih etmeyeceğim BOOKING’i. Yazık, çok yazık sana BOOKING !!! (Booking’den neden nefret ettiğim yazısını okumak için TAYLAND seyahatime bakınız, başımıza ne işler açtılar, sonrasında da zerre kadar destek olmadılar, bir de kızdığım için laf yedim. Böyle konuşursanız, size yardımcı olmayacağız diye mail attılar, yazık sana booking, YAZIK !!)


Kamboçya’da alışveriş

Magnetler, Tişörtler, etnik desenli pantolonlar, etekler, şapkalar, çantalar.

Başka özellikle şunu bunu alın diyebileceğim bir şey yok. Ama ülke ucuz, bol pazarlıkla bir sürü şey alabilirsiniz. Unutmayın ne derlerse 3te 1 😊


KAMBOÇYA’da gezilecek yerler ve yapılacaklar

Yazımın başında belirttiğim gibi biz Kamboçya’ya ANGKOR WAT için gittik. Şimdi burada biraz ANGKOR WAT anlatma zamanı..



ANGKOR WAT ile ilgili genel bilgiler


Nedir bu ANGKOR WAT, niçin bu kadar önemliydi bizim için, gördük de ne oldu, bunlara geleceğim. Önce şu detayları vereyim. Biz Kamboçya’da Siem Reap şehrine gittik. Çünkü Angkor Wat orada. Bu şehirde 2 tam gün gezdik. ‘’Biraz daha fazla kalınır mıydı ?’’derseniz, ‘’yoo bence gerek yoktu’’ derim. Neden derseniz Kamboçya’nın kendisi ufak bir ülke, Siem Reap’in kendisi daha da ufak, dolayısıyla 2 günde bu şehrin ruhunu ve ülkenin ruhunu anladık.


Tabi bu tamamen kişiden kişiye göre değişir bir durum. Angkor Wat için 1 günlük-3 günlük ve 7 günlük biletler var. Angkor 1 günlük bilet :37 $, 3 günlük bilet : 62$, 7 günlük bilet : 72 $ idi.

Angkor Wat sabah 5 te ziyarete açılıyor ve akşam 5:30 da kapanıyor. Gün doğumu ve günbatımına Angkor’da kalınmasını öneriyorlar ama ben kendimce gerekli görmediğim için bu kısımları programımdan attım. Tüm gün Angkor Wat’ı gezmek bizim için kafi bir keşifti. Yani sabah 8-9 dan akşam 4-5 e kadar Angkor Wat içindeydik. Gün batımı yapacağız diye saatlerce sıra bekleyecek değildim. Gün doğumu belki güzel olabilirdi (çok özelliği olduğunu düşünmüyorum ama güneş açısından değil de, daha sessiz ve huzurlu bir doğa ile buluşma ihtimalinden) Bunun için de 3 günlük bilet almak istemedim (aile bütçesini düşünme modu😊 )

7 günlük bileti zaten asla düşünmedim, 7 gün Angkor Wat’ı gezemem ben, zira biz tarihçi değiliz ve Budist de değiliz, çok aşırı bir özel ilgi durumları da yok tapınaklara. O sebeple bize görmek için 1 gün yeter deyip girdik Kamboçya gezisine. Ama dediğim gibi 7 günün bile yetmeyeceği insanlar olabilir. Bu biziz😊

Ama bana soruyorsanız, 1 tam günde tapınakları gezebilirsiniz.


Nedir bu ANGKOR WAT !


· Öncelikle şunu söyleyeyim. Angkor Wat dünyanın en büyük tapınak şehridir.



· Siem Reap şehrinden 5,5 km uzaklıkta, ormanlıklar arasında gizlenmiş, esrarengiz ve mistik bir yapıya sahip olağanüstü bir yapıdır Angkor Wat. 1992 yılında Unesco Dünya Mirası listesinde yerini almıştır. 630 yıl hüküm süren Khmer Krallığı döneminde inşa edilen 100'e yakın tapınağın içerisinde en çok bilineni ise şehre ismini veren Angkor Wat’tır.


· On ikinci yüzyılda ihtişamlı bir zenginliğin hükmeden Khmer kralı Suryavarman II (1113-1150) tarafından, Hindu tanrısı Vişnu adına Angkor Wat inşa edilmiştir. Suryavarman’ın bunu inşa ettirmesinin altındaki neden ise kendini güvende hissedebileceği bir yapı oluşturmaktır. Çünkü kendisi, veliaht olmadığı halde tahtta olan amcasını öldürtüp tahta geçmiştir. Hiç kimseye güvenmeyen ve dahi denilebilecek zekaya sahip bir kraldır Suryavarman.



· 12. yüzyılın sonlarına doğru ise Angkor Wat, zaman içinde Hindu tapınağından Budist tapınağına evrilmiştir. On üçüncü yüzyılda komşu ülke Tayland’dan gelen baskı ve saldırılara daha fazla dayanamayan krallık, 14.yüzyılda başkenti Angkor’dan şimdi de başkent olan Phnom Penh'e taşınmıştır. Yine Tayland’dan gelen sanat ve tarihi eser kaçakçıları tarafından ciddi anlamda soyulmuş ve birçok kıymetli tarihi eserleri çalınmıştır. Diğer Angkor tapınaklarından farklı olan Angkor Wat, 16. yüzyıldan sonra pek kullanılmasa bile hendeği sayesinde ormandan gelebilecek istilalara ve saldırılara karşı kale görevi görmüştür.


· İşte bu zamandan fark edilip dünyaya tanıtılması arasındaki dört asır boyunca terk edilmiş bir şekilde Kamboçya’nın ormanları arasında kalmıştır. Daha sonra bu kadim tapınaklar 1858’de Fransız doğa bilimci Henri Mouhot tarafından yeniden keşfedilmiştir. Her ne kadar tapınaklar Khmer yerlileri ve yine zaman zaman bu bölgeye uğrayan batılılar tarafından bilinse de, tüm dünya Angkor’un varlığını Mouhot’un kitabını yayınlamasıyla duyar. “Görülmeden ölünmez” diyerek kitabında Angkor’dan bahseden bilim adamı keşfinden bir sene sonra vefat etmiştir. Hatta Henri Mouhot Angkor Wat için şöyle demiştir;

“Burası Süleyman Peygamber’in tapınağına rakip olabilir. Şimdiye kadar gördüğümüz en güzel yapılardan birisi burası. Romalıların ve Yunanlıların bıraktıkları her şeyden daha heybetli. Ancak bölge insanının içinde bulunduğu barbarlıklar üzücü bir karşıtlık oluşturuyor.”


· Yine Kamboçya, 1953 yılında Fransa’dan bağımsızlığını kazanıp Angkor Wat üzerinde tek söz sahibi olmak için yıllarca çaba sarfedip savaşmıştır. Bakın hep savaşıyorlar. Kendi topraklarında yaşamak için sürekli savaşmak ve mücadele etmek zorunda olan bir toplumdur Kamboçyalılar.


(Şu çocuğun güzelliğine bakar mısınız? Kamboçya insanı güzel bir ırka sahip, Tayland'lılar ise çirkin, tabi bu bana göre)


· Yalnızca büyüklük olarak değil, aynı zamanda su üzerine inşa edilmesi bakımından da şimdiye kadar gerçekleştirilen en çarpıcı mühendislik projelerinden biri. Siz de hakkında Angkor Wat hakkında okumadan ve bir şeyler izlemeden sakın gitmeyin. Angkor Wat, düzgün şehircilik planlarıyla geniş bir su dağıtım şebekesi kuran Khmer halkının zirveye ulaşmış yontma taş işçiliği ve yapı sanatının izlerini de taşımaktadır. Bu olağanüstü yapı yüzen bir tapınak şehridir aslında.


· Angkor Wat, dizaynındaki uyumluluk ile Antik Yunan ve Roma mimarisi ile kıyaslanırken, mimari ve sanatsal açıdan da Mısır Piramitleri, Machu Picchu (Peru) ve Tac Mahal ile aynı kategoride tutulmuştur.


· Angkor dediğimiz zaman sadece tapınakları değil, aynı zamanda sayısız mezarları ve antik kalıntıları da düşünmeniz gerekir.


· Khmer dilinde Angkor şehir anlamına gelmektedir, Wat ise tapınak demektir. Şimdilerde her yıl 2 milyondan fazla turistin ziyaret ettiği, dünyanın bu en büyük dini yapısını gezerken, şimdiye kadar gezdiğiniz tüm tarihi yerleri ve dini yapıları unutmanız gerekiyor. Bu mistik ve gizemli tapınakların şehrinden büyülenmemeniz işten bile değil.



Yine Kamboçya ve Angkor Wat ile ilgili olarak ilginç şöyle bilgiler de edindim, buyurun devam edelim😊

(internetten bulduğum bir fotoğraf, işte bu yüzden Angkor Wat yüzen bir şehirdir ve bu yüzden büyüleyici ve gizemli bir eserdir ve tam bir mühendislik harikasıdır)



· Kamboçya’nın bayrağı, dünyadaki tüm ülke bayrakları arasında bir bina resmine (Angkor Wat) yer veren özel bir bayraktır. Afganistan bayrağının üzerinde de bir bina bulunmaktadır. Sanırım sadece bu 2 bayrak böyle bir özelliğe sahip.


· 1976 ile 1979 yılları arasında başbakan olan Kızıl Kmerler teşkilatı kurucusu Pot Pot zamanında yaklaşık 2 milyon kişi kötü şartlar sebebiyle ölmüş veya inançları ve düşünceleri yüzünden öldürülmüştür. Bu da o zamanki Kamboçya nüfusunu yaklaşık 1/5’i idir. Bugün Kamboçya’nın nüfusu 15 milyon kadardır.


· Kızıl Kmerler zamanından kalan ve sayıları 5 milyon olduğu düşünülen mayınlar hala temizlenmeyi beklemektedir. Menfaatini henüz anlayamadığım şekilde, Japonya bu mayın temizleme işine en çok yardım eden ülkedir.


· Tayland’da olduğu gibi Kamboçya’da da avuçlarınızı birleştirip, hafifçe eğilerek selam verebilirsiniz.


· Kamboçya geleneklerinde, günümüzde özellikle kırsal kesimlerde, doğum günü kutlamaları yoktur! Hatta birçok kişi doğum gününü ve yaşını bile bilmez.


· Kamboçya’da insanın kafası vücudunun en yüksek yeri, zeka ile ruhun merkezi olarak kabul edilir. Bu sebeple nezaketen bile olsa kimsenin kafasına dokunmayın, bu bir hakaret olarak algılanacaktır!


· Angkor Wat ile ilgili 2007’de NASA’nın uydudan çekilen fotoğraflar ile yaptığı araştırmaya göre, burası dünyanın en büyük endüstri öncesi şehri imiş.


· Bizim kebaptan farklı olarak onların da tarantula kebapları mevcuttur😊


· Ülkede hala elektrik sıkıntısı vardır, büyük şehirler dışında elektrik akşam 6 ile 9 arası veriliyormuş.


· Ülkenin yakın geçmişini anlamanıza büyük katkısı olacak, 3 oscar ödüllü ‘’Ölüm Tarlaları ‘’ filminin izlemeden gitmeyin bu ülkeye.


· Budist yılbaşı Nisan ayında kutlanır, insanlar birbirlerini ıslatıp beyaz pudraya boyarlarmış.


· Otururken ayak tabanını karşıdakine göstermek budizme göre saygısızlıktır.


· Ülkedeki cenaze törenleri, düğünlerden daha pahalı imiş.


· Ortalama yaşam süresi 56 imiş, insanlar erken ölüyormuş. Genel itibariyle mutsuz ve neşesiz insanların ülkesi gibidir bu coğrafya. Bunun en büyük nedeni Kızıl Khmerlerin lideri Pot Pot yönetimindeki işkencelerdir. Pot pot döneminde eğitimli tüm Kamboçya’lılar öldürülmüştür. Bu sebeple ülkenin bir adım ileriye gitmesinin önü gelecekteki 100 yıl boyunca kapanmış.


· Dünyaca ünlü Angkor Wat tapınağı, Angelina Jolie’nin Lara Croft- Tom Raider filmin ile daha da ünlenmiş, bu filmden sonra Angelina Jolie’e Kamboçya vatandaşlığı verilmiştir. Yine bu film sırasında Angelina Jolie, Kamboçya’dan bir erkek çocuğu evlat edinmiştir.

(internetten aldığım bir fotoğraf)



· Ülke neredeyse bu Angkor Wat sayesinde gelen turizm geliriyle ayakta durmaktadır.


· Nüfusunun yarısından fazlasının günde 1$ dan daha az kazandığı dünyanın en fakir ülkelerinden biridir Kamboçya.



(Bizim de Lara Croft-Tom Raider çekildiği yerden fotomuz olmasın mıydı:) bu arada bin yıllık ağaçların nasıl tapınakları sardığını görebiliyor musunuz, işte bu yüzden 400 yıl kayıp kalmış bu muhteşem şaheser)


· 10 evden 8 inde buzdolabı hala yoktur. Mcdonalds olmayan nadir ülkelerdendir.

Neyse böyle işte. Benim Kamboçya seyahatim büyüleyici, mistik ve tarifsiz bir yolculuktu. Bu yukarıdakilerde bunun kısa kısa özeti 😊


Hala sıkılmadıysanız ve buraya kadar okuduysanız, biraz daha devam edelim <3


Kamboçya ’da ne kadar kalınmalı ?


‘’Ben tüm ülkeyi gezeceğim’’ gibi bir hayaliniz varsa 1 hafta kafi sanırım. Ama bizim gibi Angkor Wat ise olayınız dolu dolu 2 tam gün kalmalısınız.


Bizim KAMBOÇYA seyahatimizdeki planlama şu şekilde oldu;


Biz ilk gün sabah 7 de vardık Siem Reap’e. Otelimizin ayarladığı tuk tuk bizi alıp otele getirdi, kahvaltı yaptık ve hemen Angkor Wat’a geçtik. Tüm gün akşama kadar Angkor wat’ı gezdik. Tuktuk şoförü bizi zaten her yere götürdü. Angkor, oldukça büyük, o sebeple yürüyerek gezemezsiniz. Bisikletle de gezemezsiniz. Yüzde yüz kaybolursunuz ve tüm gününüz mahvolur. Eğer 7 gününüz yoksa Angkor içinde öyle eğlencelere girmeyin.

Neyse, Tuk tuk şoförü bizi Tapınak’a bırakıyordu ve biz dilediğimiz kadar geziyorduk, o sırada o da dinleniyordu. Çıkınca aynı şekilde tuktuka atlayıp bir sonrakine geçiyorduk. Yemek isterseniz o sizi yemek yiyeceğiniz yere götürüyor. Yanınıza su, atıştırmalık bir şeyler almadan Angkor’a gitmeye kalkmayın, perişan olursunuz. Ama sağolsun bizim tuktukçu bize su da almıştı, ama hepsi almayabilir bu dediğime güvenmeyin, siz hazırlıklı olun. Dediğim gibi tüm gün tuktuk kiralamalısınız. Biz Angkor’un nasıl olduysa bir kapısından çıkıp kaybolduk ve sonrasını hatırlamıyorum😊 İnanılmaz büyük bir alan.

Neyse Angkor kısmını bitirip, otele geçip, duş alıp doğruca Pub Street’e geçtik. Eğlencenin, yemeğin, alışverişin, masajın ve her şeyin olduğu yer burası. Yürümekten yorgun düşmüş ayaklarımıza bir masaj yaptırdık, tabi ki Tayland’dakiler ile kıyaslanamaz bir masajdı. Muhteşem değildi ama iyi geldi yine de. Bu akşamımız, masaj, bira, yemek ve alışveriş ile geçirdik.


İkinci günümüzü ile yüzen pazarı gezmeye ayırdık. Sabah erkenden yola çıktık ve kırsalında kırsalına gittik 😊 hala aklıma geldikçe tuhafsıyorum.



Eşimle bir ülkede gezerken, tuhaf bir şey olduğunda ya da gördüğümde, ya da korktuğumda dediğim şey hep aynıdır; ‘’ Bizim ne işimiz var buralarda ‘’

Ha ! işte tam öyle dememe sebep olan yerlerde gezdik. Size ‘’gidin ‘’ der miyim bilemiyorum. Ama çok ilginç bir tecrübe idi. Gerçek Kamboçya’yı gördük, tabi ki turistik bir aktivite idi bu da, ama garipsedim çok.


(şu güzel timsahlara bakın, etinden, sütünden, derisinden ve tipinden faydalanıyorlar, keşke yeseydik bizde:/)




O pislik sularda yüzen, balık tutan insanlar, o kırsaldaki ayaklı evler, ev demeye milyonlarca şahit isteyen yerler, o suyun içindeki okul ve asla ayakkabı ya da terlik giymeyen insanların/çocukların yaşadığı yerler..



Coğrafya kader mi sahiden?


Bambaşka bir tecrübeydi anlayacağınız. Yüzen Pazar kısmını Kamboçya’da halletmek istedim, bunun en büyük nedeni Tayland’da fırsat bulamayacak olmamızdı.

İkinci günümüzü bu şekilde dolu dolu geçirip havalimanına geçtik ve bizi Bangkok’a götürecek uçağımıza bindik😊



Kamboçya Seyahati ne kadara mal oldu ?

Şimdi bu kısım size genel bir bilgi amaçlı yazdığım bir kısım olacak, KAMBOÇYA başlı başına bir seyahat olmadığı için, Tayland ile kombo yaptığımız için😊 elimden geldikçe detay vererek Kamboçya harcamalarını vermeye çalışacağım ki siz de bir ülkeden buraya gelmeyi düşünürseniz, cebinizden ne kadar çıkacağını görün.

Kamboçya Seyahat Harcamaları

Kamboçya 1 gece konaklama 18$ ------ 99 TL

Kamboçya vize ücreti 2 kişi toplam------- 395TL


Angkor wat giriş ücreti kişi başı günlük 37$ -2 kişi 74 $-------389 TL


Phuket- Kamboçya Siem Reap arası uçak bileti ---------884 TL

Kamboçya Siem Reap-Bangkok uçak bileti --------- 511 TL


Kamboçya yüzen pazar ücreti kişi başı 25$ -------263,00


Kamboçya 1 günlük Angkor Wat gezisi için Tuk Tuk ücreti 15$----79,00


Kamboçya yüzen pazara gidiş-dönüş- havalimanına bırakma tuk tuk ile 13 $----69,00


Kamboçya Akşam yemeği 20$-----105,00

Kamboçya Akşam dışarı çıkış -otele dönüş 3$------16,00


Kamboçya ilk gün kahvaltı otelde 2$ kişi başı =4 $----21,00


Kamboçya Ayak masajı 10$-------53,00


Kamboçya toplam su masrafı 2$--------11,00


Kamboçyadan kendime aldığım sevimli çantam ve magnet 6$-----32,00


KAMBOÇYA İÇİN TOPLAM HARCAMA -------2927 TL


Bu yukarıdaki harcama kalemlerini özellikle belirtiyorum, bunun nedeni siz nereden neyi kısabileceğinizi ya da neye daha fazla harcayabileceğiniz görün diye. Gördüğünüz gibi Angkor Wat’ı görmek bize pahalıya mal olmuş.


Pişman mıyız ? ASLA !


Öyle mutluyum, öyle mutluyum ki, hala hayal gibi rüya gibi geliyor bana Kamboçya kısmı. Ne kadar ileriye gidebileceğimi kendime kanıtladığım muhteşem bir seyahatti benim için. Kamboçya her bağlamda benim için bir eşikti, gidebilir miydim, temiz miydi, aç kalır mıydım, sinekler yemeden gelebilir miydim, pisliğe dayanabilir miydim, insanlarını anlayabilir miydim, tarihini, doğasını, yaşamını özümseyebilir miydim, gibi gibi birçok soru vardı aklımda.

Hepsinin cevaplarını bulup, yepyeni bir ben olarak döndüm bu ülkeden. Elbette ki kendi hayatıma bin şükür ederek ..


Şimdi ben de diyorum; ‘’ ölmeden önce yapılacaklar listenize, KAMBOÇYA’yı ekleyin’’ Angkor Wat’ı görmeden dönmeyin ASYA’dan.


Şimdi bir de şunları da unutmadan belirteyim;


· Kamboçya prizleri bize uygun. Priz sorunuz yaşamazsınız. Hiç araştırmayın internette falan.


· Gitmeden Buddha hakkında, keşişler hakkında, Angkor Wat hakkında bol bol okuyun,

‘’okumayı sevmüm’’ derseniz, youtube’dan bir şeyler izleyin mutlaka.


· Gitmeden şuraya bir tık tık http://www.seyahatsagligi.gov.tr/Site/SaglikBilgisi/CAB


· Yanınızda sinek kov götürün ve kullanın. Buna rağmen çok yediler beni şimdilik yaşıyorum, hayırlısı bakalım😊


· Seyahat sağlık sigortası her zaman yaptırın. (ah biz bu sefer de yaptırmadık, söylerken utanıyorum)


· Yanınızda mide ilaçları, bulantı yanma için ayrı ayrı ilaç götürün. Asya yemekleri bozabilir.


· Açık su içmeyin. Dişlerinizi de kapalı su kullanarak fırçalayın.


· Güneş kremsiz dolaşmayın.


· Kesinlikle yanınızda konserve ve abur cubur olsun. Hatta biz tüm seyahatlerde yanımıza vitamin de alırız halsiz düşmeyelim diye. Size de öneririm.


· Son olarak rezervasyon yaptırdığınız otellere bavulunuzu bırakıp, bırakamayacağınızı sorun ona göre hareket edin. Çok güleç değil buraların insanları, kabul etmeyebilirler.


Aklınıza takılan tüm soruları, çekinmeden sorabilirsiniz, Beni ve daha fazla fotoğrafı instagramdan takip edebilirsiniz. (instagram: bigezipdoncem)


Binbir seyahatin sığdırıldığı uzun ömürler ve sevgiler <3





İnstagram : bigezipdoncem

133 görüntüleme

©2018 by Bigezipdoncem. Proudly created with Wix.com

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now