• bigezipdoncem

Tunus: Sahra çölüne yolculuk, Kuzey Afrika'nın kıymetlisi

En son güncellendiği tarih: 28 Oca 2019

Selamlar kocaman. İyi ki dediğimiz muhteşem bir seyahat daha geçirdik. Sizinle paylaşmak da ayrıca muhteşem bir duygu. Hemen başlayalım bakalım, neler anlatacağım size.


Önce bir ‘’Tunus nerededir’’, diye başlayalım.TUNUS Afrika kıtasının kuzeyinde yer alan ve Akdeniz’e kıyısı olan bir ülkedir. Batısında Cezayir, doğusunda Libya ve Akdeniz bulunur. Ülkenin Güney kısmını ise, Büyük Sahra Çölü Kaplamaktadır. Resmi dili Arapça olmasına rağmen biz herkesten Fransızca duyduk. Asimile olmanın dibine vurmuşlar😊 Ülkenin büyük bir kısmı Müslümanlardan oluşur. Para birimi Tunus dinarı dır (TND). Türkiye’den uçakla yaklaşık 2.5 saattir. Saat farkı ise Türkiye’den 2 saat geridedir. Vizesiz bir ülkedir. Eveeet coğrafya dersi kısmı bu kadardı. Şimdi olayı kişiselleştirelim😊 Ama bir de haritada yerini görün istiyorum. İşte şurası;


Öncelikle neden Tunus?İtiraf etmeliyim ki Tunus fikri tabi ki benden çıktı 😊 Ama hakkını yememek lazım, eşim de Beyrut deyip dururdu😊Öncelikle vizesiz olması ve Küba sonrası yakın bir ülkeye gitme isteği buna en büyük sebep. Diğer taraftan Afrika’ya bir yerden başlama isteği ve yazı tatilsiz geçirmeme arzusu birleşince yolumuz Atlas dağlarına kadar uzandı. Bu düşünceler bizi taaaa ..Kuzey Afrika’nın incisi Tunus’a götürdü. Biletimizi yine her zamanki gibi baya erken aldık, 4 ay önce, ve bu yüzden uygun fiyata aldığımızı söyleyebilirim. Rakamlarla ilgili detayları aşağıda geçeceğim ama biraz Tunus hakkında bir şeyler anlatayım.


Tunus Para Birimi Para birimi: Tunus Dinarı (TND)Hemen hemen her yerde kendi para birimlerinin kullanılmasını istiyorlar. Büyük otellerde vs tabi ki EUR geçiyor ama alışveriş yaparken ya da şehirde gezerken yanınızda Dinar olmalı. Paranızı havalimanına iner inmez Dinara çevirebilirsiniz. Biz iner inmez hemen çevirdik. 7 gün için 400-450 Dinar yeter diye düşünmüştük. Siz de buna göre hesap yapabilirsiniz. Biz 150 EUR =450 Dinar olarak bozdurmuştuk. Bu arada yanınızda giderken USD değil EUR götürün. Fransız sömürgesi bir ülke olduğu için Avrupa birliği olan Fransa’nın para birimini kullanıyorlar. Kendi paraları dışında tabi.


Tunus vize istiyor mu?İşte bu kısım bir harika. Hayır Tunus Türklerden vize istemiyor. Elinizi kolunuzu sallayarak girebiliyorsunuz. Sadece uçakta bir kağıt dağıtılıyor. Onu dolduruyorsunuz. Ülkeden çıkarken de yine aynı kağıdı görmek istiyorlar hepsi bu. Yani ne biz onlardan vize istiyoruz ne de onlar bizden. Bu sebepten Tunuslular buraya rahat rahat gelip, bavullarca giyim alışverişi yapıp gidiyor. Tunus’ta tanıştığımız bir sürü kişi ‘’üstümdeki Türkiye’den’’ dedi durdu 😊 Ciddi bir alışveriş/giyim turizmi var Türkiye-Tunus arasında 😊



Tunus’a ne zaman gidilir? Şimdi o kısmı şöyle. Kültür gezisi yapacağım diyorsanız, baharda gidin. İlkbahar olur sonbahar olur. ‘’Yok ben hem kültür gezisi hem de yaz tatili istiyorum’’ diyorsanız yaz aylarında gideceksiniz. Tunus bir Akdeniz ülkesi yani bizden çok farklı değil iklimi, mevsimi. Kurban bayramı zamanı giderseniz açık yer bulmakta zorluk çekersiniz, adamlar ölümüne kapatıp gidiyor. Öyle bizdeki gibi her yer açık olsun falan yok. Ha bu arada öyle çok tutucu bir ülke hayal etmeyin. Ne giyersem giyeyim bir Allah’ın kulu rahatsız edip dönüp bakmadı. Düzgün insanlar ve düzgün bir ülke Tunus. Bir Arap ülkesi olmasına rağmen, baya bir asimile olmuş toplum var. Arapçadan çok Fransızca konuşuyorlar. Kıyafet konusunda, inanız modernler, bizim ülkemizde daha çok kapalı insan var. Ben bu kısımda biraz şaşırdım. Eğitim sistemleri Fransızca öğretmeye yönelik. Yani tuhaf bir şekilde Tunus merkezde Avrupa kafası hakim. Ama zaten haritadan da göreceğiniz gibi, Fransızların, Rusların, İtalyanların ve aslında tüm Avrupa’nın tatil cenneti Tunus. Bu sebeple de modernleşmişler.


Merak edenler için, Fransız sömürgesi olmak; Fransa İngiltere’den sonra en çok sömürge ülkeleri kuran ülke diyebiliriz. Bugün fiili sömürge bitmiş gibi dursa da mali sömürgesi hala devam etmektedir. Öncelikle bilmelisiniz ki Fransa’nın tek hükmettiği ülke Tunus değil. Daha öncesinde soykırım yaptığı Cezayir, Burkino Faso, Benin, Cibuti, Çad, Gabon, Gine, Kamerun, Moritanya, Senegal, Nijer ve dahası..Fransa genelde Afrika kıtasındaki ülkelere çökmeyi adet edinmiş durumda 😊 Bugün hala Fransa, bağımsızlığını kazanmış olan eski sömürgelerinin, bütçelerinin büyük bölümünü değişik adlar altında kendi merkez bankasında topluyor. Bu ülkelerin yıllık gelirlerinin yüzde 85'i her yıl Fransa merkez bankasında toplanıyor. Kalan yüzde 15 ile ekonomisini yürütmeye çalışan Afrika ülkeleri, mali sıkıntı yaşadıkları takdirde, Fransa merkez bankasına yatırdıkları kendi paralarını borç olarak almak zorunda. Buna boyun eğmeyen devlet başkanları, ya darbeye ya da suikaste kurban gidiyor. Yıllar boyu senaryo hep aynı kalmış. Bu sebeple bazı ülkelerin buna boyun eğmekten başka bir şansı olmamış. Tunus bu ülkeler arasında en kıymetli olanlarından. Tıpkı Türkiye gibi düşünebilirsiniz. Jeostratejik konumu gereği, biraz Afrika, biraz Akdeniz olunca hem Afrika’ya açılan kapı hem de Avrupa yüzü olan bir ülke oluyor. Bölgedeki kıymetli ülkelere yakınlık da yadsınamaz. E hal böyle olunca, Tunus kimin olursa eli güçleniyor. Tunus Fransızların olmadan önce Osmanlı mülkü olarak kabul ediliyormuş. Hikayede Tunus, 12 Mayıs 1881'de Fransız sömürgeciler tarafından işgal ediliyor. Sonrasında ayaklanmalar ve direnmeye çalışan halk için, bir kahraman oluşturulmuş, bu kişi Habib Burgiba. Bu konuda değişik bakış açıları var. Kimine göre Habib Burgiba bir kahraman değil. Fransa’da yetişmiş, hukuk okumuş ve Fransızlar tarafından yönetim kontrol altına alınsın diye desteklenmiş ve ülkenin başına geçmiş kişidir. Diğerlerine göre ise Habib Burgiba gerçek bir kahraman. Detaylar bizi bağlamaz. Sonrasında Habib Burgiba ile Tunus bağımsız oluyor, bu kişide ülkenin ilk başkanı oluyor. Yani Tunus’un bağımsızlığı 1956 yılında tanınmış. Bu Habib Burgiba ölünceye kadar başkan kalmış. Rahatsızlığı artınca da yerine general Zeynelabidin bin Ali geçmiş, o da ülkeyi çok uzun zaman yönetmiş. Gelen gitmiyor anlayacağınız. Şimdiki başkan ise El Bacı Kaid el Sebsi. Rehberimiz bize şimdiki başkanın zenginlik içinde yaşadığını, toplumun kötü durumda olduğunu, devlet başkanının hırsız olduğunu söyledi😊 Eşinin de ciddi bir mal varlığı varmış. Ne kadar da tanıdık geldi bu senaryo bana. İnşaat rantı yükselen bir yıldız Tunus’da da. 😊


Bir de belki Yasemin Devrimini duymuşsunuzdur. Onu da kısaca özetleyeyim;Tunus ciddi ekonomik bunalım içindeyken, 23 yıl devlet başkanlığı yapmış, devletin sırtından inmek bilmeyen Zeynel Abidin Bin Ali dünyadan bir haber zenginlik içinde yaşıyormuş. 2010 yılında Kasım ayında işsiz üniversite mezunu bir genç, sebze meyve satarken arabasına polis el koymuş. Bu genç de kendisini ateşe vermiş, böylelikle devrimin fitili ateşlenmiş. Gösteriler başlamış, halk sokaklara dökülmüş, tabi ki Tunus devleti de ne yapsa beğenirsiniz?İnternete el konmuş, medya baskı altına alınmış. Bunlar da çok tanıdık😊 Tunuslular meydanlara dökülmüş, yasemin devrimi denmesinin adı da çokça yasemin bulunan bu ülkede, insanlara saldıran polise, vatandaşın yasemin vermesidir. Bundan sonra devrim yasemin devrimi olarak adlandırılmış, twitter kullanılarak dünya ile haberleşme sağlanmış, daha sonra biliyorsunuz ki Arap Baharı diye adlandırılan dönem başladı. Olay tüm Arap ülkelerine sıçradı. Arap Baharı olayını tek tek anlatmayacağım, zira bu bir gezi yazısı. Demem o ki (elimde değil, apolitik olamıyorum) devlet başkanı indirilsin ve ülke hangi ülkenin kontrolüne girecekse, onların seçtiği bir kişinin başkan olmasıyla toplum yönetilsin. Diğer arap ülkelerinde yapılan da buydu zaten. Ülkeyi dışarıdan yönetmenin en iyi yolu, ülkeyi yöneten iktidarı toplumun değil, hangi ülkenin boyunduruğunda olunacaksa o ülkenin seçmesidir. Düzenin sağlanması için de toplumun onayı varmış gibi görünmelidir😊 3 büyüğün (ABD, Çin ve Rusya) dışında kalan bütün ülkeler bu şekilde yönetilir, doğal seleksiyon😊Siyaset kısmını hemen bir kenara bırakıyor, seyahat deneyimlerime başlıyorum.Bu arada Tunus’un nüfusu yalnızca ve yalnızca 12 milyon kadardır. Ne kadar az değil mi?Geçelim seyahatin kilit sorularına ve cevaplarına, siyaset uzakta dursun😊



Tunus’a Turla mı Gitmeliyim Yoksa kendim mi?Ben her zaman söylediğim gibi yine söyleyeyim. Tur olaylarını sevmiyorum. Kalabalık içinde kalmayı, asker gibi yatacağım, kalkacağım saatin söylenmesini sevmiyorum. Bir de oraya gidip yok şu ekstra yok bu ekstra denmesinden tamamen nefret ediyorum. Özgür olup doğaçlama yaşamayı seviyorum. Bir de Tunus, turla gitmenizi gerektirecek bir ülke değil. Ben mesela Afrika’ya Kenya gibi ülkelere tur ile gideceğim. Yani Tur güvenlik sorunu olan, sağlık yönünden tehlike arzedecek hijjensizlikte olan yerler için lazım. Böyle ülkeler için değil ama yine de siz bilirsiniz.


Tunus’a ulaşım- Tunusta ulaşım. İstanbul’dan THY ve Tunis Air uçuşları mevcut. Tunis air için ‘’şöyle kötü, böyle berbat’’ falan denmiş. Yok hiç de öyle değil. Gayet normal bir havayolu. Uçakları biraz eski ve bakımsız o kadar. Ama bu da bir çeşit yaşam tarzı ve kültürel bir şey. Arapların rahat kafası yani. İllaki THY ile gidicem diye düşünmeyin, hangisi uygunsa ondan alın, ‘’Tunus Air’’ tercih edin dememin sebebi, her zaman gideceğiniz ülkenin havayolu daha uygun olur. İkramları gayet güzel, yolculuk 2.5 saat. Bu arada Tunus’ta her şey de gecikme olabiliyor. Bu da normal. Dönüşte 1.5 saat rötar yaptı uçağımız. Başka birinin bir gece rötarı olmuş. Yani Tunus Air ile gidip böyle bir sorun yaşarsanız bana sövmeyin. 😊 Unutmayın bunlar istisnai durumlardır. Skyscanner’dan kontrol edin biletleri. https://www.skyscanner.com.tr/Şehir içinde; Taksi iyi bir alternatif. Pahalı olmadığını söyleyebilirim. Yani mesela 30km yolu 15 Dinara gittik. Pazarlık yapsaydık 10 olurdu. Şehir içinde gezilecek yerler arası öyle yaparsanız, 2-3 dinara gezer durursunuz. Şehirler arasında ise tren ve otobüs var. Ama sürekli gecikmeleri, sıcakta otobüs beklemeyi, perişan olma ihtimalini peşinen kabul etmiş olmalısınız. Onu yazın bir kenara. Bir de araba kiralama opsiyonu var. 3 gün için 1100 tl teklif alınca ondan da vazgeçtim ben. Taksimetre açması kaydı ile taksilere inip binin. Ona da güvenim yok ama. Yine de taksimetre açtırın. Ya da bence en iyisi taksimetre açmasınlar, binmeden anlaşın. Hakikaten şunu söyleyebilirim, Tunus insanları Küba’dakilerin onda biri kadar değildir. Küba’dakiler çok fenaydı. Ellerinde olsa turisti pişirip yerler, o derece. Tunus’ta o kadar aşırı fırsatçılık yok ve bir de türklere ciddi bir teveccühü var. Seviyorlar. Türk olduğunuzu da anlıyorlar. ‘’Selamun Aleykum’’ derseniz de tamamen anlaşılırsınız😊Yukarıda da belirttiğim gibi otobüs çok görmedim ben ve çok da mantıklı bulmuyorum kısıtlı zamanda otobüs ile uğraşmayı. Ama yine de siz bilirsiniz. Bu arada otobüsle gezerim derseniz, biletler otobüsün içinde satılmaktadır. Aslında sırt çantalı gezginseniz, otobüs çok da kötü bir opsiyon değil. Biz nasıl programladık, onu aşağıda anlatacağım. Biraz daha meraklanın😊



Tunusta yeme-içme konusu;Tunus mutfağı, Osmanlı ve Fransız yemeklerinden etkilenerek oluşmuş. Bizden farkları acı seviyor olmaları. Bademli ve hurmalı tatlı fazlaca var. Ee dünyaya hurma ihraç ediyorlar hem de hatırı sayılır oranda. Ne isterseniz yiyip içebilirsiniz dermişim 😊 elbette ki farklılıklar var ama hemen hemen bizim damak tadımıza uygun yemekleri. Yani aç kalmazsınız. Jar diye bir etleri var çok lezzetli, bir de kuskusları var, ince bulgurdan yapılan bir pilav gibi, ama içinde üzüm vs var. Yani güzel, lezzetli. Pizzalara istisnasız (belirtmezseniz) balık koyuyorlar. Allah’ın emri gibi😊 Deniz ürünleri bolca var, pahalı da değil bizim ülkemize göre değerlendirdiğinizde. Yeme içme sorun değil bu ülkede. Naneli geleneksel bir çayları var, fıstık veya çiğ badem koyuyorlar içine. Değişik bir tat. Deneyin tabi ki. Ne bulursanız deneyin, pek sorun olmaz. İçki konusunda biz bir sorun ile karşılaşmadık. Gayet modern bir arap ülkesi Tunus. Tanıştığımız Tanıştığımız tunuslular da ciddi anlamda içki içildiğini söyledi😊 Bir de nargile aşkı var ki sormayın. Çılgınlar gibi nargile içiyorlar her yerde. Kuskus ve Jar (folyonun içinde sarılı olan)


Tunus’ta Konaklama Gelelim zor kısımlara. Aslında benim için kolay olmuştur. Takip edenler bilir, en son ki Küba seyahatinden sonra bu seyahat için biraz konforlu olacak demiştim. Kalacak yer vs önemliydi bu kez. Bir de sadece kültür tatili değil, yaz tatili yapmak istiyorum demiştim. Bu sebeple kalacak yer konusunda kendime cömert davrandım. Siz tabi ki bu kısmı dilediğiniz gibi yapabilirsiniz. Ben ne yaptığımı şöyle özetlersem; gezdiğimiz şehirlerde oteller tuttum. Booking üzerinden yaptım tüm bu işlemleri. Çünkü bookingin sitesini seviyorum. Her şey kolay ve açıklayıcı. Tabi ki tüm tuttuğum otellerin fiyatlarına diğer sitelerden de baktım. Booking pahalı olabilir diye. Sonra tuttum. Her zamanki gibi ücretsiz iptal ve oraya gidince öde opsiyonunu seçtim. Gidene kadar da bin kere değiştirdim planımı, rotamı😊 Herhalde 50 otel iptal etmişimdir😊Yani siz de öyle yapmalısınız. Belki de bir şey olacak ve gitmeyeceksiniz. Bu sebeple hep ücretsiz iptal seçeneği olmalı. Yani sonuç itibariyle, ben 3*,4*,5* otelleri tercih ettim ve memnun kaldım. İsimleri şöyle, belki lazım olur size de. Sidi Bou Said - Studio a Sidi Bou SaidTozeur -Ras-El Ain Tozuer- Residence Tozeur Al Madina (berbattı)Yasmine Hammamet- El Mouradi El MenzahHammamet- La Badira Adult


Tunus’ta alışveriş Tunus’ta her yerde çöl gülü satılır. Nedir bu çöl gülü derseniz; Kumların altında yeraltı sularıyla birleşen kalsiyum fosfatın yarattığı çiçeğe benzer bir taş. Biz almadık, alabilirsiniz. Biz biraz pintilik yaptık hediyelikler konusunda ama biraz da evde koyacak yer bulamıyorum diye almıyorum. Ama gittiğim yerlerden kum almadım diye üzüldüm😊 O da geçti artık. Malum Maldivler kumu, Karayipler Küba kumu, geçtikten sonra nerenin kumunu alsam beni kesmez😊 Bu sebeple çöl kumu da almadık. Bence siz alın. İtiraf ediyorum, her yerde unuttum ☹Neyse işte alışveriş kısmı dinar ile ve inanılmaz pazarlık yapın. Mesela biz 80 Dinar yazan deveyi, inanmayacaksınız kaça aldık? 13 DİNAR Şaka değil, hakikat. Gerçekten de paramız yoktu, adama paramız yok dedik, üstümüzden çıkan son parayı uzattık 13 DİNAR. Hatta ben utandım, yok olmaz falan dedim. Adam aldı ve bize verdi bibloyu😊 İnanır mısınız?Her yerde deri çantalar, ipek şallar ve eşyalar satılıyor. Tabi ki magnetler, incik boncuklar vs. Bize pek alınası gelmedi hiçbir şey. Dediğim gibi Tunus yazan bir deve biblosu aldım sadece. Medina denilen çarşılar her yerde var ve ölümüne pazarlık yapabilirsiniz her şey için😊Gelelim gezilecek yerler kısmına, işte bu kısım oldukça heyecan verici.


Tunusta gezilecek yerlerTunus merkezi (zaten şöyle bir gezmelisiniz-Habib Burgiba’ya gidin ilk etapta)Sidi Bou SaidKartaca HammametChebika DouzSousseTozeur Gibi gibi devam eder.Hepsiyle ilgili bir şeyler diyeceğim, sizleri çok şişirmeden. Önce Tunus Merkez Şimdi bu kısım da her zamanki gibi yaz yaz bitmez kısmı. Ancak bizim için olay çok netti. Ben çöl görmek istiyordum. Çölü, develeri, vahaları görmek istiyordum. Sonra da güzel bir yaz tatili yapmak istiyordum ve amacıma fazlaca ulaştım. Öncelikle Tunus merkezi şöyle bir gezip görüp Medina’ya geçmelisiniz. Medina her şehirde bulunan eski şehir olan yerin, turistik alışveriş şekline dönüştürülmüş hali. Yani bizim bildiğiniz Kapalıçarşı’nın aynısı. Tunus merkezde şunu bunu görün diye tek tek yazmak istemiyorum, yok şu katedral yok bu sokak, yok şu cami, bina falan filan. Tunus merkezde gezin. Her şeyi göreceksiniz zaten. Biz yarım gün gezdik Tunus merkezde kafi geldi. Çünkü dediğim gibi çok özel bir şeyler yok. Bir de büyük değil. Ayrıca Tunus merkez bir Avrupa şehrinden çok da farklı değil. Gayet güzel, düzenli temiz. Araplardan dolayı Avrupa ruhu kesintiye uğrasa da, bize olan yakınlıklarından dolayı yabancı gelmedi bu ülke bana. Habib Burgiba caddesine gidin, oradan sonra yüreğinizin götürdüğü yere artık..


😊 Sidi Bou Said

Tunus merkezden 20 km uzaklıkta olan Tunus’un Santorinisi.

merkezden max yarım saatte gidersiniz. Trafik olursa 1 saat, ama olmaz😊 Muhteşem ve keyifli bir yer. Sakın ha görmeden döneyim falan diye düşünmeyin. Trenle 1,5 dinar ödeyerek gidilebiliyormuş. Bilginiz olsun. Cafe Des Delices-Sidi Bou SaidBu muhteşem cıvıl cıvıl kuşların öttüğü, koyunların melediği, kedi köpeklerin cici cici sağda solda dolaştığı, sevimli mi sevimli, tatlı mı tatlı kasabayı görmeden gelmek olmaz. Köy gibi hayal etmeyin. Santorini diyorum yukarıda😊 Burası usta bir ressamın elinden çıkmış bir tablo gibi. Öyle güzel sevimli bir kasaba. Kaldığımız evin muhteşem bir bahçesi vardı, inanılmaz bir dekordu, unutmak mümkün değil, marketten aldığımız muhteşem pinot şarabımızı bu evde yudumladık. Akşam yemeği olarak da hamburger vs yedik ve 35 Dinar hesap ödedik. (12 Eur gibi bir şey) Sidi Bou Saidi gezmek çok zor değil. Googla yazdığınızda gördüğünüz görüntünün olduğu kafeye gidip Tunusluların geleneksel çaylarını içebilirsiniz. 2 çay 12 Dinar idi. Naneli, fıstıklı değişik bir tat. Şurayı burayı gezin demeyeceğim yine. Zaten Sidi Bou Said in büyüklüğü belli. Dileğiniz yerde gezin dolaşın, serbest gezen tavuk gibi😊 Burada denize girmeyi pek düşünmeyin. Sabah erkenden kalkıp sokak aralarında gezin dolaşın. Köpeklere dikkat edin, oldukça sorun yaratıyorlar. Şaka yapmıyorum. Bir tanesi bizi ısırma amacıyla kovaladı. Zor kurtardık canımızı. Her sokakta oluyor bu köpeklerden. Baya sahiplenmişler sokağı vs. Bu konuyu hafife almayın. 😊 Sidi Bou Saidde 1 gece kalmanızı öneriyorum. Bizim kaldığımız yerde 6 kişi bile kalabilirdi. Oldukça büyük bir evdi. Çocukla da gidilir😊 Linkini isterseniz instagram yolu ile verebilirim. Nedense buraya koyamadım. Genel itibariyle Sidi Bou Said pahalı bir yermiş. Tunus devlet başkanının bilmem kaç bin dönümlük arazide sarayı bulunmakla birlikte, aylık kiralar 1000-1200 EUR gibi bir şey dedi rehberimiz. Yani şöyle söyleyeyim, Tunus merkezde ev kirası aylık 100-120 Eur iken, bu sevimli kasabada fiyatlar fahişin de üstü. Bu kısmı bizi pek ilgilendirmez, 1 gece kalıp ayrıldık. Genel itibariyle fikir edinin diye veriyorum bu ara bilgileri😊


Kartaca


Kartaca Harabeleri ve müzesi. Burası Unesco’nun korumasında olan bir bölge. Burada kalmanıza gerek yok. Hatta biraz iddialı olabilir ama buraya gitmenize bile gerek yok ☹ Benim için bir hayal kırıklığı idi. Yani şöyle. Öncelikle Kartaca’lılara ait şeyler korunmuş, muhteşem bir tarihi alan gibi düşünmeyin. Vallahi billahi bir şey yoktu. Ha tarihi seviyorsanız, tam bir müze aşığı iseniz, evet gidin görün. Bu arada sit alanına giriş 10 Dinar. Yüksek bir rakam diyebiliriz. Kilisenin içindeki müzede de daha çarpıcı şeyler vardır eminim ama ben müzeci değilim pek 😊 KartacaKartaca ve Kartacalılar çok ünlü aslında. Bunun nedeni az daha Roma imparatorluğunu tarihten silecek olmaları. Sonuç, Romalılar Kartaca’yı dümdüz etmiş. Geriye de bu arkamda gördüğünüz şeyler kalmış.İlginç bir bilgidir, büyük imparator Kartacalı Hannibal’ın adı Sezar ve İskender ile birlikte anılır. Mezarı da Atatürk’ün emriyle Gebze’de yaptırılmış. Büyük bir savaş stratejistiymiş. Roma’yı almak üzereyken ne olduysa alamamış, son savaşta kaybetmiş ve intihar etmiş. Şimdi yine buraya tarih bulaştırıp Kartaca’lıların çok büyük bir uygarlık olduğunu yazmayacağım ama tarihte çok önemli bir yeri vardır Kartaca’lıların. Dediğim gibi görmeden gelmeyin ayıp olur ama pek de bir şey ummayın. Zaten havalimanı Carthage International Airport (yani Kartaca), döneceğiniz gün bile gezebilirsiniz Kartaca’da.


Hammamet



Şöyle güzel, böyle harika demek istiyorum. Ama uzatmamalıyım😊 Hammamet Tunus’un Antalya’sı. Öyle düşünebilirsiniz. Güzel mi güzel, şirin mi şirin, modern keyifli huzurlu bir yer. Şimdi daha önce belirttiğim gibi ne aradığınıza bağlı. Biz hem yaz tatili hem kültür seyahati istedik. Bu sebeple gezme kısmı bittikten sonra kendimizi Hammamet’e attık. İyi ki de atmışız. Bu bölge 2’ye ayrılmış. Bir Yasmine Hammamet tarafı bir de Hammamet tarafı. Biz 2 tarafta da kaldık. Yaz tatili olduğu ve Küba’daki yorgunluklar düşünülerek bu kısımda kendimize cömert davrandım.2 ayrı otelde kaldık. Otelimizin adı El Mouradi El Menzah. 2 Gece bu otelde her şey dahil muhteşem bir konaklama yaptık. Yasmine Hammamet tarafındaydık, otel ve plajı inanılmaz keyifliydi. Tıka basa yiyerek 2 gün yattık. Kurban bayramı olduğu için pek kalabalık görmedik biz. Bir de Tunus’un tamamı bir yerde toplansa ne olur, toplam nüfus 12 milyon kadar 😊 Türkiye’deki tatil rezilliklerinden uzak olmak çok iyi geldi. Çıkıp akşamları yürüyüş yapabilir, faytonla gezebilir, merkeze gidebilir ve daha daha her bir şeyi yapabilirsiniz. Bildiğiniz Antalya, Mersin kısmı bu bölüm 😊 Denizi de oldukça güzel Hammamet’in. Tabi ki Türkiye’nin herhangi bir yerinden daha sıcak. Hammamet bu tatilin ‘’yaz tatili kısmı’’. Ben seyahatlerime kültür ve deniz tatilini birleştirmeyi çok seviyorum. Bu tamamen sizin tercihinize kalmış. ‘’Yok biz deniz istemiyoruz, Tunus’un kültürüne vurgunuz, bir gidip görelim’’ diyorsanız 😊 Hammamet kısmını atın rotanızdan.Diğer kalmış olduğumuz otel Hammamet tarafındaydı demiştim. O kısımda çıtayı iyice yükseltip kendimize güzel bir sürpriz yapmıştım. Ama bu otel bizim için sıkıntılıydı. Sadece kahvaltı öğünü dahil olan bir oteldi. İnanılmaz pahalıydı. Fiyat -fayda dengesi olarak bakınca makul bulmuyorum. Ama otel, dekorasyonu, plajı, havuzu, kahvaltısı, inanılmazdı. Aşırı konforluydu. Kalabalık değildi. Hiç çocuk yoktu. Zira otel El Badira Adult 😊 2 gece bu otelde kalıp jübilemizi yapıp geldik.‘’Ee tabiki Tunus’u iyi hatırlarsın’’ diyebilirsiniz bana. Çok güzel bir sonsuzluk havuzu vardı. Biz çok sevdik. Otel muhteşem huzurlu ve sessizdi. Ama dediğim gibi fiyat-fayda dengesi pek uygun değildi sanırım. İsterseniz linkini de verebilirim, çekinmeden sorunuz😊 La Badira -Adult Bu arada Hammamet merkeze 5 Dinar vererek gidebilirsiniz. Kasbah demeniz yeterli. Bu Hammamet’teki meşhur kalenin olduğu yer. Kaleye çıkış ücreti 7 Dinar. Biz çıkmadık. Çıkabilirsiniz. Buralarda akşam yemeği yenilecek güzel restoranlar da var. Otelde yemeğiniz yoksa buralarda yiyebilirsiniz. 25-30 Dinara gayet karnınızı doyurabilirsiniz. Yok ben deniz mahsulü yemek isterim derseniz de 70-80 TND olur ki bence yine fazla değil. Unutmayın;Türkiyede 1 €=7 TL küsürlerken Tunus’ta 1€= 3,28 TND Her yerde yemek yiyebilirsiniz, dediğim gibi Tunus hiç yabancı gelmiyor insana😊 Hele Hammamet hiç yabancı gelmiyor. Türkçe anlayan bilen, bir şekilde Türkiye’de çalışmış yaşamış çok insanla karşılaşırsınız Hammamet’te. Çünkü burası ülkenin turizm merkezi. Küfürlü falan konuşmayın pek, anlaşılabilirsiniz😊Bu arada Tunus merkezden Hammamet’e 2 saatte falan gidersiniz. Hammamet bu seyahatin, gezilecek yerler olması kısmından ziyade, yatılacak deniz tatili yapılacak yer kısmı oluyor. Buna göre rotanızdan atın ya ekleyin.



Tozeur



Efendiimmmm.. gelelim en güzel, en ruhu olan en Tunus Tunus olan yerlere. İşte size Tozeur. Ta ta ta taaammm.. Bizim rehberimiz Tozeur’da yaşıyordu. Bizim için inanılmaz güzel ve keyifli bir zaman oldu Tozeur gezisi. Tabi ki ben orda da otelde kaldım. Rehberimiz bizi davet etti evine, bilseydik baştan otel tutmazdık 😊 dersem de inanmayım. Mümkün değil rahat edemem onun bunun evinde. Tam emekli öğretmen kafasındayım. Neredir bu Tozeur? Nasıl gidilir?Tunus'un güney batısında, başkentten (Tunusun başkenti Tunis) trenle 9 saat mesafede ve Cezayir sınırına sadece 54 km olan bir çöl kasabası Tozeur. Trenle Tunus içinde ulaşabileceğiniz güneydeki en uzak noktadır burası. Tren bir de gecikme falan yapsa yandı gülüm keten helva. Efendim bu Tozeur’a dediğim gibi trenle gidebilirsiniz, otobüsle de ama sterilizasyon konusunda ben teminat veremem. İster birinci sınıf bilet alın ister ikinci sınıf. Maalesef trenler çok pis. Tunus’tan Tozeur 21 Dinar imiş trenle. Otobüsle 19 Dinar imiş. Miş diyorum çünkü ben kullanmadım. Sadece orada sordum. Nerede kalmıştık, aman diyeyim bu Tunuslullar, Kübalılardan fena. Bu satırları yazdığım sırada (geleli 3 gün oldu Tunustan) aşırı hastayım, ciğerlerimden gelen ses bir harika😊 Başım beynim akıyor desem inanılır. Ha neden peki ? Onu diyecektim. Bu Tunuslu arkadaşların da klima ayarı yok. Hani kısayım diye bir opsiyon yok. Ya en son- buz gibi ya da hiç açılmıyor, ölüm sıcağı 60 derece en az😊 Bu sebeple toplu taşımada yanınızda hırka vs alın. Bana dua edersiniz. Otobüsle gitmek isterseniz, günde 1 sefer olduğunu unutmayın. 1 gün önceden gidip otobüs saatine bakmak mantıklı bir hamle olur. Otobüs garajı bulmak zor değil. Gideceğiniz şehrin adını söylerseniz, size tarif ederler garajın yerini ama sorun şu ki Tunus’ta İngilizce bilen insan bulmak ya da İngilizce bir açıklama bulmak çok zordur. Bu kısma dikkat edin. Ama arayan bulur, kaygılanmayın. Sadece zor. Onu bilin. Yani size ‘’otobüs garajı şurada, al tarifi git’’ falan yapmazlar. Taksiye binerseniz de biraz fazla gezdirebilirler. Taksiciler anlıyor genelde turistleri. Onu da yukarıda dediğim gibi, kendiniz bir fiyat biçip teklif etme yoluyla yapacaksınız. 10 diyorlarsa 5 diyeceksiniz😊 20 ise 7 falan gibi. Şimdi Tozeur’la ilgili çok şey var ama, şunu net olarak söyleyeyim, sakın bu şehri listenizden atmayı düşünmeyin. Gitmelisiniz. Aksi taktirde, Tunus seyahati bomboş bir seyahat olur. Bunu bilin. Yukarıda da söylediğim gibi ülkenin ekonomisine katkı sağlayan önemli bir ihraç ürünü olan Hurmaların asıl yeri de Tozeur’dur. Tozeur’da gezerken muhteşem hurma ağaçları arasında dolaşıp vahaları göreceksiniz. İnanılmaz mistik ve bambaşka bir atmosfer var Tozeur’da.Çölü göreceğiniz şehir de Tozeur’dur. Douz da var tabi ama Tozeur’da bu ihtiyacınızı karşılayacak. Dünyanın en büyük sıcak çölü Sahra çölü’dür. Sahra çölü de Tunus ‘un büyük bir kesimini oluşturuyor. Ben zaten Sahra çölü için gittim Tunus’a diyebilirim. Vaha Chebika-TozuerTozeur’a yaklaştıkça yollarda yeşillikler yok olur ve kaktüsler artar. Alabildiğine kaya ve toprak görmeye başlarsınız.Muhteşem bir atmosferdir. Konaklama kısmıyla ilgili, otel ayarlamadıysanız Tozeur’da rahatlıkla 50-60 Dinara otel bulabilirsiniz. Ama unutmayın bunlar gezgin otelleridir. Yani konfor aramamalısınız. Dediğim gibi ben burada da konfor aradım ve düzgün bir otelde kalmayı tercih ettim. Kendimce güvenli olmayacağını düşündüm ve hijjen benim için oldukça önemli. Bu yönümle Küba’da tanıştım. Küba seyahatinde orda burada o kadar kaldık ve dağıldık ki bu seyahatte biraz konfor aradığım doğru😊Peki güvenli mi kısmı? Evet Tunus güvenli, biz bir sorun görmedik, bir anormallik yaşamadık. Ama tabi gezi boyunca yanımızda Tunus’lu biri vardı. Bunu da belirteyim. Ama hakikaten güvenlik sorunu olan bir ülke değil. Tozeur’da rehberimizin dediğine göre, Tunus’un geleneksel yemekleri olan Kuskus muhteşem olurmuş. Biz de hem Jar hem de Kuskus yedik Tozeur’da. Hayatımda o kadar lezzetli et yemedim. Bu arada, et dediğim jar denilen şey.



Tozeur’da yapmanız gerekenler;


Bazı aktiviteler Tozeur dışında yapılsa da bu aşağıda söyleyeceklerimi Tozeur’a gidince yapabileceğinizi bilin kafi😊 Zaten turlar buna göre programlama yapıyor. Öncelikle tabi ki çölü görmek😊 Çöl safarisi yapmalısınız. 4x4 Klimalı Jeepler ile olmalı. Bunun süresini onlar ayarlıyor, kalacak yeri vs de ayarlıyorlar, 2 günlük çöl turları oluyor. 100-120 Eur karşılığında 2 günlük turlar var. Biz 100 Dinar olarak da duyduk bu rakamı, yani ne tuttururlarsa. Ben 80 EUR altında olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü kaldığımız otelden 80 EUR teklif almıştık gitmeden önce. Bu da sadece çöl gezisiydi. Öyle kalmalı, yemekli falan değil. Bunun dışında 50 Dinara sadece safari de var, 15 Dinara deve gezisi de var. Yani gün batımı saatinde çölde oluyorsunuz, deveye vs biniyorsunuz, konaklama olmuyor. Yada yukarıda dediğim gibi berberi çadırlarında kalınan 2 günlük geziler de var. O turda Tuz gölünü görüyorsunuz, chebika vs de var. Yani görmeniz gereken herşey.Bunları ayarlamak oldukça kolay. Oraya gidip yapabilirsiniz. Ya da yazının sonunda size vereceğim kişilerden sizin için organize etmesini isteyebilirsiniz. Geldik bizim neler yaptığımıza;


Biz Tozeur’da neler yaptık;Biz önce Tozeur’da biz şehir gezisi yaptık. Pazar ve şehir merkezi falan gördük. Tabi ki Medina kısmını da. Bunları yürüyerek yaptık. Daha sonra faytonla Jurassic parka benzeyen bir yerde gezi yaptık ve içeride Chak Wak denilen inanılmaz bir kafe’ye gittik. Akşam gitmiştik bu kafeye. Burada canlı Tunus müzikleri dinledik. Sözde her yerde türk kahvesi içiyorlarmış, çok modaymış orada. Biz de bir türk kahvesi alalım dedik. Tabi ki türk kahvesi değildi. Bambaşka bir şey 😊 Biz de tabi ki çöl safarisi yaptık, ama öncesinde Chebika denen başka bir yere de gittik.


Chebika Görülebilecek en orijinal ve muhteşem yerlerden biridir.Djebel el Negueb Dağı’nın eteklerinde yer alan Chebika, bir vahayı çağrıştıran muhteşem şelaleler, gizemli mağaralar ve taşlı tepelerde yetişen hurma ağaçları ile olağanüstü bir görüntü sunuyor insana. Büyülendim diyebilirim. Size çöl turu satan yerlere özellikle ‘’Chebika’’ deyin. Orayı atlamasınlar. Vaha gördük. Vahanın ne olduğunu orada görüp anladım. Onlarca kayalarının taşların, uçsuz bucaksız toprağın içinde o hurma ağaçları ve su ne arıyordu. İnanılmazdı. Chebika’daki muhteşem geziden sonra Tuz gölüne uğradık ve çöl safarisi kısmına geçtik. Bu tuz gölü Chott El Jerid denilen oldukça değişik bir yer. Daha sonra Oneg Jamal denilen çölü görmelisiniz. Burası da tıpkı Mars’a benzeyen tuhaf bir yerdi. Mars görmedik tabi ama filmlerdeki görüntüye benziyordu bu kısım da. Tabi bunları 4x4 jeep ile yaptık. Aman Allah’ım o nasıl bir tecrübe idi. Tunus seyahatinin en güzel taraflarından biridir. 4x4 jeep ile safari yapmak 😊 İnanılmazdı. Kum dağlarının üzerinden akan ve sanki devrilecekmiş gibi giden bir jeepin içinde olduğunuzu hayal edin. Bol adrenalinli ve inanılmaz bir yolculuktu. Bir kısımda içim dışıma çıktığı için Star Wars filminin çekildiği yerde fotoğraf çekilemedim. Tabi ki çöl sıcağının da etkisi vardı bu durumda.Star Wars filminin çekildiği yere Matmata’ya kadar gitmelisiniz bu Safari Turunda. Ama merak etmeyin, zaten böyle tur satın aldıysanız onlar hemen hemen her şeyi organize ediyor. Yollarda gördüğümüz inanılmaz sıra sıra develer adeta geziyordu gezegende. Nasıl hoşuma gitti, nasıl sevdim. Öyle güzeller ki. Bir de yollardaki ‘’ Deve çıkabilir ‘’ uyarısı😊 😊 Bayıldım bayıldım. Rehberimiz bu develerin kendi kafalarına göre gezdiğini, hatta sınırı geçip Cezayir’e bile gittiğini söyledi. Sonra doğum yapacak olan dişi geri gelip doğumunu sahibinin yanında yapar geri gidermiş. Su ve yemek olmadan 15 gün yaşayabilirlermiş. Yemek de kumlardaki otlar ve çalı çırpı😊 Oldukça tuhaf. Bu arada develer inanılmaz pahalı. Yani bir kahverengi deve 2000-3000 Eur iken bir beyaz deve 20000€ olabiliyormuş. ‘’ Ee bunlar kaybolur’’ diye merak ederken, kaybolmadıklarını ve çalınamadıklarını öğrendik. Hepsi dövmeli ve damgalı falan. Sahipleri belli yani. Bu arada Star Wars filminin çekildiği yer de inanılmaz değişik bir yerdi. Bu kısım yolculuğun son kısmı oldu zaten. Tam gün batımı saati o inanılmaz sıcak kumlara vardık. Anlatılacak bir keyif değil. Anlatamam, instagramdan fotoğraflarıma bknz😊 Star wars’un yönetmenindeki kafa da ilginçmiş, Adam sen gel, yıllar önce Star Wars filmini Tunus’ta çek. Nasıl bir hayal gücü..Dediğim gibi Tozeur ve buraya yakın şehirlerdeki aktiviteler Tunus ruhunu anlamanızı sağlar. Seyahatin can alıcı noktasıdır. Bu sebeple gitmemeyi düşünmeyin. Çöle gitmeyecekseniz ve yukarıda saydığım aktiviteleri yapmayacaksanız Tunus’a gitmenize gerek yok😊



El Djem


‘’El Jem şehri oldukça küçük ve turistler için amfi tiyatro, arkeoloji müzesi ve arkeolojik alan dışında ilginç bir şey yok dedi’’ rehberimiz. Yani Roma’daki Kolezyumun bir tık küçük olanı. El Djem’deki 30.000 kişiliktir. Colosseum 50.000 kişilik. Fark bu. Esasında muhteşem bir eserdir.Bu Amfi tiyatro, Roma kültürünün Afrika’daki en etkileyici örneğidir. Şehir tipik Roma şehirleri gibi haç etrafında şekillenmiştir. Buraya yine kendi imkanınızla gidebilirsiniz, ya da kaldığınız tüm otellerde bu turlar oluyor. Tur satın alıp gidebilirsiniz. Biz gittik mi? Hayır Neden derseniz, dediğim gibi ben biraz yaz tatili istedim. Küba’daki gibi 12 gün sokaklarda dolaşmak istemedim. Bir şey kaçırdığımı düşünmüyorum 😊 zira Roma’yı İtalya’da okurken fazlaca görmüştüm. Ama siz gitmek isterseniz, yani El Djem’ gitmeye karar verirseniz de Kairouan’a da gidin. Burası Tunus’un eski başkenti ve aynı zamanda Müslümanlar için önemli bir şehir. Kutsal bir şehir kabul ediliyor. Buraya 7 kez gelen biri ile Mekke’ye 1 kez giden biri dini açıdan eşit kabul ediliyormuş. Burada büyük camiler bulunuyor. Bu da aklınızda bulunsun.



Douz – Sousse


Aslında Douz çölün kapısı olarak kabul ediliyor ama Douz’da çok bir şey yok. Bu kanıya, hem araştırmalarımda hem de rehberimizin verdiği bilgiye istinaden vardım. Aynı çölü Tozeur’da da görebilir daha çok şey keşfedebilirsiniz. Biz Douz’a gitmedik. Bu kısmı sizin tercihiniz olsun ama bence gerek yok. Bu arada çöl gezisi yapabileceğiniz en güzel ülke Tunus imiş. Hep böyle söylüyorlar. Sousse , başkent Tunusun 150 km güneyince. Sousse’de arkeoloji müzesi ve Unesco dünya mirası listesindeki cami var. Daha farklı ben bir şey olduğunu düşünmedim ve gitmedim 😊 Pişman mıyım? Hayır. Tunus’u anlayabilecek kadar şehir gördüğümü düşünüyorum. Edirne’den Kars’a Türkiye’yi görmenin bir manası olmadığı gibi. Yani düşüncem şu, ben Yozgat’ı hiç merak etmedim😊 😊 😊 Karar verme aşamamda bu kafa etkili olmuştur😊 Benim önerim ülkenin ruhunu alıp, deniz tatili kısmına geçmeniz. Denizi güzel, keyifli sıcak ve mis mis 😊


Tunus’da kaç gün kalınmalı ?


Tamamen sizin keyfinize kalmış. 4 gün falan kalıp, deniz tatili kısmını hiç karıştırmayıp kültür turu da yapabilirsiniz, 7 gün kalıp hem deniz hem kültür tatili de. Tamamen size kalmış. Ama dediğim gibi benim gibi çöl görme, çöl safarisi yapma isteği falan varsa, göreceğiniz ülke kesinlikle Tunus. Ne öyle Dubai’ye gidip bir sürü para harcayıp, kayda değer hiçbir şey görmeden gelmek 😊 Not: Ben Dubaiyi’de gördüm. Bu sebeple maksat ülkeyi keşfedeyim, safari yapayım, çöl görelimse 4 gün bile yeter. Gitmişken atlas dağlarına baka baka bir denize de girerimse 6-7 gün iyidir. Bu arada biz 18 Ağustos gidiş-25 Ağustos dönüş şeklinde seyahatimizi gerçekleştirdik.Yukarıda anlattıklarıma istinaden benim seyahat planım nasıldı derseniz;Bizim Seyahat Planımız nasıldı?


İlk gün : Sidi Bou Said’de kaldık. Konaklama, sevimli mi sevimli, huzurlu mu huzurlu bir evdi. kahvaltı dahil 60€ İlk havalimanından alındık, ve Tunus merkeze gittik, merkezde gezebileceğimiz kadar gezdik, medina vs. Sonrasında hemen Sidi Bou Said’e geçtik. Muhteşem bir evimiz vardı. Evden çıkmak istemedik bile. Dışarı çıkıp biraz yürüyüş yapıp, etrafı keşfettik. Akşam yemeği yedik, market bulup muhteşem bir Pinot şarabı bulduk ve sevimli evimizin kapalı kış bahçesinde yudumladık. Hatırlarken çıldırıyorum huzurdan😊 İkinci gün : Sabah erkenden uyandık, ama çok çok erkenden. 6 gibi 😊 Sidi Bou Said’de gezdik, ki zaten dediğim gibi küçük bir kasaba. Öğlen 12’ye kadar gezip dolaştık, şu meşhur Cafe-Des Delices’e gittik. Geleneksel Tunus çayımızı yudumladık. Googla’a Sidi Bou Said yazınca çıkan görüntünün oradaki kafe 😊 Öğlen 12-1 gibi yola koyulduk. Akşam 6 gibi Tozeur’a vardık ve Tozeur’da kaldık. Konaklama 4* otel, havuzlu ve çok keyifliydi, kahvaltı dahil 54 € idi. Akşam yemeği yoktu, 60 Dinar vererek, yaklaşık 23 Eur gibi bir şey, açık büfe akşam yemeği yedik otelde. Bu akşam size yukarıda bahsettiğim Chak Wak denilen, Jurassic Park gibi olan milyonlarca hurma ağacı içinde, film platosu gibi duran bir kafe’ye gittik. Bir ara korktum. Rehberimiz bizi neden böyle karanlık ormanlık yere götürüyor diye . Bu arada bizim rehberimiz, Tunus’lu Tozeur’lu biri. Yani bir şirket üzerinden bulduğumuz biri değil. Yine Tunus’u gezmiş birinden aldığım bir numara. Tunus’u gezen bu arkadaş bir acente üzerinden tüm seyahatini planladığını yazdı, rehber olarak da Rayan gelmiş. Daha sonra Rayan bu arkadaşa bu işi yaptığını söylemiş ve telefon numarasını vermiş. Ee tabi aradan o acenteyi çıkarıp bağlantı kurunca inanılmaz güzel bir fiyatla turu organize edebiliyorsun. Neyse o gece ormanda başımıza bir şey gelmedi. Rehberimiz Rayan inanılmaz keyifli bir adamdı. Bizi çok sevdi, biz de onu. O akşam kafeye eşi de geldi ve Tunus müzikleri eşliğinde kahvemizi yudumlayıp sohbet ettik. Çok keyifliydi. Bu Chak Wak mutlaka görülmeli. Sakın yabana atmayın dediğimi. Bu arada kafe’nin önünde dev bir dinozor da var. Diyorum ya böyle düşünebileceğiniz gibi bir yer değil. Tozeur oldukça farklı. Kaldığımız otel çok keyifliyli, aynı zamanda havuzluydu. İstediğiniz saatte de girebiliyordunuz havuza. Bu sebeple, yol yorgunluğunu hem sabah hem de gece atabilme fırsatımız oldu. Otelin ismi Ras El Ain-Tozeur


Üçüncü gün : Erkenden uyandık yine. Otelimizden çıktık. Başka bir otelde kalacaktık. Önce o otele giriş yaptık. Çok kötü bir oteldi. Bu otel değişikliğinin nedeni, seyahat planını hazırlamak ta yaşadığım kararsızlıklardı. Son anda Tozeur’da 2 gece kalmaya karar verince, ilk kaldığımız güzel otelde yer bulamadık. Mecburen yeni bir tane daha tutmak durumunda kaldım😊 İkinci otel, berbat bir otel. Residence Tozeur Almadina .37€ kahvaltı (kadın oda için, klimalı isterseniz 5€ fazla olur dedi ya şaka gibiydi 😊 60 derece sıcakta , klimasız oda mı olur arkadaş. Ben oteli 32 € diye tutmuştum.Tozeur’da şehir turu yaptık, faytonla ayrıca hurma ağaçlarının olduğu özel bir alan olan arazide gezdik. O kadar büyük alan, orman nasıl birinin oluyorsa😊 Medina’ya gittik. Daha sonra öğlen 1-2 gibi 4x4 jeep’imiz geldi. Ve başladık Chebika, Tuz gölü, Star Wars alanı ve çöl safarisi kısmına. Tüm günümüze ancak sığdı bu ativiteler. Tam akşam ne yiyelim diye düşünürken, rehberimizin arkadaşının düğün yemeği varmış, bizi de davet edince, yemek bedavaya geldi😊 Şaka bir yana inanılmaz lezzetli Jar ve Kuskus yedik. Tunus’lular inanılmaz misafirperver ve nazik. Bizi çok güzel ağırladılar.


Dördüncü ve beşinci gün : Yasmine Hammamet El Mouradi El menzah diye bir otel- Herşey dahil 155 € Bu otel her şeyiyle bir harikaydı, 4 gün yıpranmıştık, yemek konusunda da, açık büfe açlığımızı anca aldı 😊 Otelin plajı vs bir harikaydı. Mutlaka öneririm. Otele rez yapınca, onlara mesaj yazın, ‘’deniz gören oda istiyorum’’ diye. Bunu ayrıca dikkate alıyorlar😊 Yasmine Hammamet bildiğin Mersin, Antalya 😊


Altıncı ve yedinci gün : La Badira Adult Hammamet 400 € Sadece kahvaltı dahildi, akşam yemeği konusunda biraz sorun yaşadık. Aslında çok da değil ama sonuçta öğle yemeği ve akşam yemeği yoktu, bu beni zorladı. 2 akşam bu otelde kaldık, bir akşam havuz başında yemeğimizi yedik, makarna tabi 😊 ve 1 şişe şarap 102 Dinar ödedik. Fazla mı? Aslına bakarsanız değil. Ama Tunus ölçeğinde oldukça fazla. Bir zoruma gitti ki sormayın. İkinci gün ise Hammamet’te gezelim diye otelden çıktık, 5 Dinar taksiye verdik, 26 Dinara da doya doya pizza, patates yedik, kola ve su içtik😊 Buradan bakınca ilk gün o otelde ne kazıklanmışız be 😊 diyorum ama olsun. Muhteşem bir sonsuzluk havuzu vardı, otelde çocuk yoktu ve çok huzurluydu. O akşam yemeği enfes ve ambiyans harikaydı. Biz çoooook sevdik. Terbiyesiz bir garson biz yemek yerken, tatlı ister misiniz diye sordu, hayır deyince hesabı getirdi, ama biz durur muyuz? Garsona hem ‘’sen hayırdır, ne iş’’ dedik hem de yöneticisine şikayet ettik veee ayrıca bookinge yazıp, otele 0 verdim. Acımasızca dimi 😊 Ama haketti bence. Bu sebeple bu oteli önerme konusunda kararsız kaldım😊 Yukarıda belirttiğim gibi, biz seyahat süresince yukarıdaki aktiviteleri yaptık. Tabi ki siz düşünüyorsunuzdur, ‘’sadede gel, ne kadar harcadın’’ diye. O kısmı tabi ki aşağıda detaylıca veriyorum. Hadi buyrun en acı kısmına.. Star Wars


Tunus Seyahati Ne kadara Mal Oldu?Efendim şimdi detaylardan sonra konaklama giderine şöyle bir bakarsak toplamda : 706 € harcanmış ki, en iyi otellerde kalındı. Hani konfor kısmından ödün verilmedi. Bizim şehirler arası transferlerimiz ve şehir içi tüm gezilerimiz, faytonla gezmeden, 4x4 jeep ile 5 saat çöl safarisinden, havaalanından alınmadan, bırakılmaya tutun da her türlü ulaşım olayını, sit alanları giriş dahil rehberimiz planladı. Bunun için de bizden 300€ istedi. Gezilecek yerleri o gezdirdi yani. Biz ne tren, ne otobüs, ne şehir içi ne de şehir dışı ulaşım kaygısı yaşamadık. Otele geçip, ‘’biz 1 saat dinlenelim, biz gel al ‘’diyorduk. Gelip, alıp gezdiriyordu. Kendisi de aralara ek bir sürü şey ekledi bu geziye. Bize yemek bile ısmarladı. En son da bizi sabah alıp, (Kurban bayramı 1.günü) evine götürüp, mangal yakıp, sabahın 8 inde😊 mangal yedirip, Hammamet’e bıraktı. Hammamet- Tozeur arası da 5 saat kadar var. Deniz tatilimiz bittikten sonra da, Hammamet’ten alıp Havalimanına bıraktı 😊 Vallahi oldukça keyifliydi ve konforluydu. Nereye gidelim, ne zaman, nasıl gidelim kaygılarından azade bir seyahat oldu bizim için. Tabi ki bunları bedava yapmadı, bir ücret karşılığında ama neticede biz çok güzel zaman geçirdik ve eminim ki kendisi de çok eğlendi. Hatta bizi Aralık’taki festivale davet ediyor, biletleri kendi almak suretiyle ama tabi 1 ülke 1 kez yeter diyoruz😊 Maldiv hariç. Anlayacağınız, nereye, kaçta, nasıl gidelim dertleri olmadan bu şekilde ulaşım ve tüm turistik faaliyetleri hallettim ben. İyi ki de böyle yapmışım. Önerir miyim? Şiddetle öneririm. Bu hizmetin aynısını www.inventatourisme.com den teklif aldım. Kişi başı 295 € deyince, Rayan’ın 300 € teklifine (2 kişi olarak) uçarak atladım.


Yani son tahlilde;Yani Konaklama için : 706 € Şehir içi- Şehir dışı tüm ulaşımlar ve turistik aktiviteler için, çöl turu vs : 300 € Uçak bileti 2 kişi git-dön: 2689 TLBirde 7 gün boyunca: 150€ TOPLAM: 1156 € + 2689 TL Şimdi efendiiiim, toplamda harcadığımız rakam yukarıda ama, Eur’yu kaç olarak hesaplayacağız, inanın ben de bilmiyorum. Gittiğimiz gün bazında hesap yaparsak €=7 tl Yani Toplam : 10781 TL harcadık.


Küba 13 gün için 12 bin harcamışken, Tunus’a bu kadar harcamamızın sebebi, tamamen kur hikayesi. Ben uçak biletini €=5,10 iken almıştım. Normalde 8 bin olması gereken bu seyahat bize yukarıda belirttiğim rakama maloldu. Bir’de lütfen not edin, ben biraz konaklama kısmını abarttım. Küba’daki sefillikten sonra (dünyanın en güzel hissiydi o) biraz yaz tatili yapmak istedim. Bu sebeple ben bu seyahati hem yaz hem de kültür tatili olarak görüp iki misyon yükledim😊 Pişman mıyım?Tabi ki hayır. Çok mutluyum. İyiki iyiki diyorum. Çöl görmek o kadar çok istiyordum ki. Tunus bunun için biçilmiş bir kaftan. Afrika, Akdeniz, Arap ne ararsanız var. Bin bir karışım ve kültür bir arada. Tunus’a gidin😊 Eğer ki yukarıda benim sebeplerime yakın sebepleriniz ve meraklarınız varsa gidin. Yok ‘’benim çöl falan ne işim var’’ derseniz, zahmet edip, para harcamayın, başka bir yere gidin. Ben çok mutlu oldum ve göreceğimi gördüm. Tekrar belirtmek isterim ki siz bu seyahatin konaklama kısmını biraz daha makul hale getirip 6 bine falan bu seyahati gerçekleştirebilirsiniz. Ben şimdiden önüme bakıyor, biletleri alınmış Tayland seyahatinin mutluluğunu yaşıyorken, kendime şunu soruyorum;‘’Oradan sonra nereye ‘’?Cevap belli Çöl gördüğümüze göre.Kutuplara..


Beni ve daha fazla fotoğrafı instagramdan takip edebilirsiniz: bigezipdoncem

0 görüntüleme

©2018 by Bigezipdoncem. Proudly created with Wix.com

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now