• bigezipdoncem

ANTALYA-ÇIRALI, YANARTAŞ, TAHTALI DAĞI GEZİ REHBERİ

Merhabalar. Heyecanla geldim oturdum bilgisayarın başına sizlere Antalya hakkında güzel şeyler anlatmak için. Bence bir çoğumuzun yolu zaten düşmüştür bu şehire. Dürüst olmam gerekirse gayet ön yargılıydım Antalya konusunda. Çünkü çocukluğumda gördüğüm daha sonra da bir kere gezdiğim bir yerdi. Bu sebeple bende pek merak uyandırmıyordu bu şehir. Ama itiraf etmeliyim. Bayıldım bayıldık ve aşık olarak döndüm yani döndük. Tabi ki oyun arkadaşımın olumlu etkisi de yadsınamaz😊 Her şey tabi ki yine 4-5 ay öncesinde bilet almayla başladı. Malum bildiğiniz gibi ben her zaman en az 5 ay önceden bilet alıyorum. Ölmezsek de bu seyahatlere her türlü gidiyoruz. O kadar da iyi geliyor ki, sanırım kelimelerle anlatamam bu kısmı. Ciddi bir motivasyon ve enerji kaynağı oluyor bir yere gidecek olduğumuzu bilmek. Siz de deneyin, güzel olduğunu göreceksiniz.


Haydi başlıyorum, bakalım neler anlatacağım;Antalya seyahatini 27-28-29 Ekim tarihine denk getirdik. 29 Ekim’in pazartesi gününe gelmesiyle, cumadan kaçış yaptık Antalya’ya. Bu seyahatte sadece dinlenmek, biraz deniz, güneş biraz da turistik takılmak istedik. Ortaya da harika anılar çıktı.


Neden Antalya ?Bu kısmı hep yazıyorum, akıl fikir olsun diye. Böyle bu açıdan da değerlendirmek işinize gelir. Aslında bir Ege aşığı olarak egeye gitmek istedik ama Ekim-Kasım ayında Ege’de denize giremeyiz diye düşündüm. Elbette bu muhteşem bir tespitti. Kendimi bir kez daha tebrik edip öpüyorum buradan. Düşündüğüm gibi Akdeniz’de sıcacık denize girdik ve saatlerde yüzdük. Akdeniz için endişeniz olmasın. Deniz dalgalı değilse ve hava güneşli ise her mevsimde denize girebilirsiniz. Bu sebeple, tarihler eylül- ekim -kasım ya da ilkbahar olunca çekinmeden Antalya’ya bilet alabilirsiniz.


Neden Çıralı Gönlüm kaştan yana idi. Ama 4 saatlik bir yolculuktan sonra ulaşılabilecek Kaş için zamanımı çöp yapmak istemedim. Bu sefer böyle olsun deyip Çıralı’ya yöneldim. Adrasan ise hep merak ettiğim bir yerdi, kısmet olmadı görmek ama yine de hiç üzülmedim. Dağların arasında kalan, Olimpos ve Çıralı’dan çok farklı olmayan bir yer olduğuna eminim. Denize de girmek istedik, dinginlik ve sakinlik de aradık ve uzun bir araştırma sonrasında bütün bunları içinde barındıran yerin Çıralı olduğunu düşündük. Tabi ki asıl sebep benim 2635 metrelik tahtalı dağına çıkma isteğim 😊 de olabilir.


Ne zaman gidin?İstediğiniz zaman gidebilirsiniz, özel bir zaman yok. Sonuçta Tayland’dan bahsetmiyorum burada😊 Ama yine akıl fikir olsun diye şunları demeyi bir borç bilirim. Biz prensip olarak tatili sonbahar ve ilkbaharda yapmayı tercih ediyoruz. Kalabalık tahammül edebildiğim bir şey değil. Bu sebeple Eylül -Ekim ayında Antalya’ya gitmenin muhteşem bir fikir olduğunu belirtmek isterim. İlkbaharda da kaçabilirsiniz ama deniz bir tık daha soğuk olur sonbahardakinden. Bu arada sonbahar ya da ilkbahar fiyatlarının hatırı sayılı şekilde yaz aylarından uygun olduğunu da unutmayın. Yazın 500 liraya verdikleri bungalovu, bahar aylarında yarıdan daha da düşük bir fiyata veriyorlar.


Nasıl gidilir? Vallahi net olarak söyleyebilirim ki Antalya’ya arabasız gidilmezmiş. Ya arabanızla gideceksiniz ya da orada kiralayacaksınız. Biz bilerek bu iki opsiyonu da kullanmadık ama biraz zorlandık mı zorlandık. Biz zaten yurtdışı seyahatlerinde inanılmaz yorulduğumuz için bu 3 günlük seyahate sadece ruhumuzu beslemek ve dinlendirmek için çıktık. Turist olmadık pek diyebilirim. Hoş yine duramadık yerimizde ama yine de şoförlük yapmamış olmak bana iyi geldi. Zira İstanbul’daki hayatımda işime araba ile gidip gelen bir insanım 😊 Bu da beni bazen şişirebiliyor. Uçakla, otobüsle gidebilirsiniz kolaylıkla. Ama orada ulaşım konusu hakikaten sıkıntılı. Antalya esnafı ve özellikle taksici ve minibüsçüler turist seviciler gördüğüm kadarıyla. Bazı yerlerden bazı yerlere hiç otobüs minibüs bile yok. Sizi özel taksi tutmaya mecbur ediyorlar. Taksi de yoldan geçeni tutayım diye bir opsiyonda değil. Günlük kiralama kıvamında. Bu arada fikir olsun diye de belirteyim, bu yukarıda bahsettiğim tarihlerde 3 günlük araç kiralama 300 Tl idi Antalya’da.


Konaklama Konusu Bu konuda başta biraz sıkıntı yaşadım. Önyargılıydım biraz da. Çünkü ben butik bir otel arıyordum. Bungalovda kalmak istemedim. Ama bulamadım internette. Benim için konfor önemli. Ama yanılmışım o kadar güzel bir yerde kaldık ve öyle mutlu olduk ki. Hiç önyargıya gerek yoktu. Oldukça konforlu bir yerde kaldık. Hiç pişman olmadım. Hatta aklıma geldikçe gülümsüyorum. Bu kadar sevebileceğimi ben de tahmin etmemiştim. Şu kısmı not alın, bu olimpos, adrasan ve çıralı tarafı hemen hemen hep bungalov formatında. Bunun nedeni de şu; Buralar sit alanı olduğu için imar izni yok. Bunu öğrendik ve ‘’ohh çok şükür neyse ki yok’’ dedik. Bir de olsa asla adım atılmaz oralara. Berbat olur. Doğayı katlederler. Bu olimpos, Çıralı, Adrasan birbirlerine oldukça yakın yerler. Minibüsle çok kolay gidebilirsiniz. Format ve doğa hemen hemen aynı. Adrasan hakkında hep çok keyifli şeyler okudum. Yaz olsaydı tekne turları yapılabilir, şu instagramda bol bol reklamı yapılan Suluada görülebilirdi. Ama tekne turu mevsimi bittiği için ve kısıtlı zaman olduğu için bir 1 günümüzü vermek istemedik bu aktiviteye. Ama kesinlikle eKsik kaldı bu kısım. Bunu birkaç kere daha görülmesi ve gezilmesi gereken Antalya için , yapılacaklar listeme aldım. Olimpos, Çıralıdan ve Adrasandan daha da salaş ve genelde üniversite öğrencilerinin olduğu, daha uygun bütçeli bir yer. Çıralı ise biraz daha aileye hitap eden bir yer. Bir tık daha pahalı. Ben bu sebeple çıralıyı seçtim. İyi ki de seçmişim. Bizim kaldığımız yer şurası idi, otelimizi de odamaxtan aldık. Kaldığımız yerin linkini buraya bırakıyorum. Tertemizdi. Muhteşem bir yerdi. Pansiyonda bisikletler de vardı. Dileğiniz gibi alıp gezebiliyordunuz. Tabi yaz mevsimini hayal edemiyorum. Muhtemelen ne hamakta yatmaya ne de bisikletlerle gezmeye şansınız olur. Zira otel kalabalık olur.https://www.odamax.com/tr/hotel/serenity-bungalows-276073Benim seyahatim ve 3 günüm şöyle geçti.Ben uzun araştırmalar sonunda Çıralı’da kalmaya karar verdim. Antalya’da gezilecek görülecek çok yer ve çok aktivite var. Öyle 3 güne sığdıramazsınız herşeyi. Ama kafa dinleyecekseniz, doğa ile baş başa kalacaksanız biraz da gezecekseniz, benim 3 günlük seyahatim size fikir verebilir.



İlk Gün - Çıralı’ya ulaşım Biz öncelikle Uçak ile Sabiha Gökçen’den Antalya havalimanına geçtik. Çok kısa süren bir yolculuktu. Buraya vardıktan sonra Havaş ile Antalya otogarına geçtik. Bu 20-30 dakika kadar sürdü. 15 Tl kişi başı bir ücret ödedik. Otogardan ise, Çıralı’ya giden bir otobüse bindik. Kişi başı 15tl de buna verdik. Ve tam 1 saat 15 dakika sonra Çıralı’da indik. Bu otobüs otobandan Antalya ilçeleri arasında dolaştığı için bizi Çıralıda yol kenarında indirdi. Oradan sonra da yol kenarında bekleyen minibüslerle de kalacağımız yere gittik. Bu kısım kalacağınız yer ile alakalı değil, her türlü Çıralı’ya inmek için bu minibüsleri kullanacaksınız. Bunun ücreti de kişi başı 7 tl idi. Çıralı, Olimpos ve Adrasan dağların arasında güzel mi güzel harika yerler. Kıvrım kıvrım yollardan tepeden aşağıya iniyorsunuz. Nasıl bayıldım, nasıl anlatamam. 15 dakika sonra kalacağımız otele varış yaptık.


1. Gün Yerleşip kendimizi hemen dışarıya attık. Bisikletleri alıp gezmeye çıktık veee bütün dünyadan birçok insanın gelip görmek istediği şu meşhur yanartaşı(kimera) görmeye gittik. Antalya’ya giden herkes yanartaşı görmek için zaten Çıralı’ya geliyor. Burası bizim otelimize yalnızca 5 km uzaklıktaydı😊 Otelden çıkıp bisikletlerimizi sürüp yanartaşın alanına gittik. Giriş 7 tl tabi ki. Bisikletleri aşağıda bırakıp (Zaten başka opsiyonunuz yok) bırakıp yürüyüşe başladık. Akşam üstü 6 gibi yürümeye başladık. Hava hemen karardı ve yukarı çıktığımızda çoktan hava kararmıştı. Yanartaşa gündüz çıkmanız manasız. Güzdüz o ateşi göremezsiniz. Akşam çok daha iyi. Yanınıza içeceğinizi (şarap da olabilir) alıp, sucuk alıp çıkarsanız, ateşte küçük bir mangal partisi yapabilirsiniz. Süper bir romantizm olur😊 buraya çıkmak inmek 1.5 saat falan gibi bir süre. 1200 merdiven olduğu söyleniyor ama düzenli merdivenler hayal etmeyin. Güvenlik yönünden bir sorun yok. Buraya çıkmanın başka bir yolu da yok. Yürüyeceksiniz. Gündüzden çıkılabilir güzel manzarayı görmek için ama ateş açısından mantıklı değil. Sakın ama sakın burayı görmeden gelmeyin. İnip hamağa yatıp, otun ateşinden çay içmeden de dönmeyin. Sonrasında biraz dinlenip bisikletinize binip gezebilirsiniz😊 ‘’Yanartaş nedir, niye çıkalım Songülcüm’’ derseniz 😊 Bu asırlardır sönmeyen bir ateş. https://www.kemer-antalya.com/tr/yanartas.aspLinki tıklayıp, daha fazla detay bulabilirsiniz. Burayı doldurmak istemedim😊



2. Gün Sabah kalkıp, kaldığımız yerde kahvaltımız yapıp damak çatlatan reçellerin tadına bakarak mis gibi havada, harika bahçede huzurun doruklarına ulaştık. Nar, portakal ve limon ağaçlarının arasından restoran kısmına geçip enfes bir kahvaltı yapmaya kim hayır diyebilir ki. 😊 Tabi ki artık denize girme zamanı gelmişti. Muhteşem bir deniz bekliyordu bizi. Tabi ki denize girdik ve çok eğlendik. Biz hemen hemen her kıtada hava durumu farketmeksizin denize girdiğimiz için, dalgalı olmadığı taktirde burada da denize girmeyi kafamıza koymuştuk. Daha sonra da Tahtalı dağına çıkmak için yola koyulduk😊 2635 metreye çıkmadan döneceğim düşünülemezdi. Tahtalı dağı Tekirova’da. Tabi ki Tekirova’da aynı Olimpos, Adrasan gibi bir yer. Hemen hemen hepsi aynı doğaya ve güzelliğe sahip. Tahtalı dağına çıkmak biraz maceralı olsa da, size de şiddetle öneririm bu tecrübeyi yaşamanızı. Buyrunuz, okuyunuz, arabasızlığı iliklerime kadar hissettiğim seyahatin bu kısmında, yaşadıklarım😊 Önce bir Tahtalı Dağı ne? Niye çıkmalısınız, orada ne var, ne tür aktiviteler vadediyor, şuradan bir tık tık yapıp fikir edinin isterseniz, ya da istemezseniz okumaya devam edin 😊 https://www.olymposteleferik.com/Güzel bir deniz ziyafetinden sonra teleferik aktivitemiz için yola koyulduk. Çıralı’dan , Tekirova otobüslerine bineceğimiz yere ulaşmak için minübüsümüze bindik. Daha sonra da Antalya’ya giden otobüslere bindik , bu arada yol kenarında bekleyip, gelen otobüsleri durdurup soruyorsunuz. Çok sıkıntı değil. Ama ayakta kalmayı göze almalısınız :s Biz bunu zaten sağlam bir şekilde göze alıp, gelen otobüse 7 TL verip Tekiovaya vardık. İki kişi 14 tl. 20 dakika falan sürdü bu yolculuk. Tam bitti geldik derken, teleferiğe bineceğimiz yerin de 7 km yukarıda olduğunu öğrendik. 40 dakikada bir servis gelip aşağıda bekleyenleri alıyormuş. Hiç akıl karı değil anlayacağınız gibi. Neyse bunu güvenliğe sorduktan sonra bir çift, arabayla yaklaştı, onlar da teleferiğe çıkıyorlardı. Eşim de ‘’keşke bizi de alsalar’’ dedi ve onlar da ‘’gelin’’ demek suretiyle bizi teleferiğe kadar attılar 😊 Böylelikle ilk otostop deneyimimi yapmış oldum 😊 Tipten kurtardık ve o çiftle Teleferiğe kadar çıktık. Elbette ki at hırsızı olmadığımız her halimizden belliydi. Onlar da at hırsızı değildi elbette ama yine de birinden bir şey istemek pek hoşlandığım bir şey değil. Bu arada 7 km’yi yürümeyi düşünmeyin ve taksi bulmak da imkansız. Yani ya biri sizi alacak teleferiğe çıkarken ya da servis bekleyeceksiniz. Bu maceralı kısmı atlattıktan sonra, teleferiğe varış yaptık. Daha çook yolumuz vardı😊 Yukarıya çıkıp Teleferiğe bindik. 15 dakikalık bir seyahat ile 2635 metrelik Tahtalı dağına çıktık😊 70 lira kişi başı ödedik. Ama göreceğiniz manzara ve 85 kişilik teleferik ile yolculuk muhteşem bir tecrübe. Tabi açık hava da ya da biraz bulutlu havada buraya çıkmalısınız, yoksa hiçbir işe yaramaz bu maceranız.Sis ve bulutlar Akdeniz’i görmenize engel olur. Üstünüze mont almanızı öneririm. Böylelikle rahat rahat manzarayı seyredebilirsiniz. Ben havamdan taviz vermeyip, yazlık moddaydım, aşağıda gördüğünüz gibi😊 ama siz öyle yapmayın. Hakikaten 2635 metrede hava baya soğuk, hatta buz gibi diyebilirim. Yukarıda bir takım aktiviteler de var. Jumping gibi. Bunları da yapabilirisiniz. Bir de şirin bir kafe var, burada da sıcak bir şeyler içip, inanılmaz manzarayı izleyebilirsiniz. Kıyafetim ve zamanımız müsait olsaydı, tüm gün orada durup, gökyüzünü izlerdim. Gökyüzünden dünyaya bakmak gibi bu yükseklik. Bilmiyorum tabii severseniz. Ben her zaman gökyüzüyle kucaklaşmayı sevmişimdir. Yine yazın adım atılacak gibi değilmiş buralar. Bize 70 tl, tursitlere 210 tl olan bu teleferik ve buralar turist seli oluyormuş. Bunu da belirteyim. Biz elbette muhteşem zaman geçirdik ideal insan sayısıyla 😊 Teleferiğe inip çıktıktan sonra tekrar 7 km’lik yolu nasıl ineceğimizi düşünürken bir taksici gördük. ‘’Kusura bakma abi, alamam’’ dedi. Vallahi parasını verip inecektik😊 Taksici Antalya’dan bir çifti almış, Filistinli ama Ürdün’de yaşayan bir çift. Amca çok sevimliydi. Sanırım taksi şoförüne ‘’gelsinler’’ dedi ki şoför de bizi çağırdı. İnince para ödemek istedik ama taksici kabul etmedi. Onları Antalya’dan beri gezdiriyormuş, 400 lira yazıyordu taksimetrede zaten. Sağ olsunlar ikinci kısmi otostop deneyimim de böyle oldu😊 Sonrasında otobüs bulup Çıralıya dönmek de bir iş tabi. Bu sebepten diyorum ki yok kardeşim arabasız olmaz. Zaten taksici de bize durumu anlattı. Genelde insanlar bir günlük kiralıyormuş, öyle sürekli taksi falan geçmiyormuş. Avrupalı turist açmış, yaşasın araplarmış 😊 Nasıl da kısaca aktardım taksicinin görüşlerini de. İşte tam burada and içtim. Dedim ki ‘’yok kardeşim, sen kiiiiiim, arabasız gezmek kiiiiiiiiim’’ ‘’bizim ülkemizdir, mağdur olmayız, yolumuzu buluruz’’ dedik.Bildiğin olduk. Ne Maldivlerde, ne Tunus’ta, Ne Küba’da böyle zor olmadı bazı işler 😊 😊 😊 Alışkın değilim, zoruma da gitmedi değil, elalemin arabasına inip binmek, hahahhahah deyip gülerek hatırlayacağım bir kısım bu😊 Geyik kısmını geçersek yine 14 tl verip Çıralıya dönüp, bir 14 daha verip otelimize varış yaptık😊 7 Antalya’da uğurlu sayı galiba. Her yere düz 7 veriyorsun😊O günümüzü de muhteşem bir akşam yemeği ve şarapla kapattık. Kaldığımız yer hem restoran hem de otel. Ablanın yemeklerinin tadını unutamam. Kahvaltı poğaçası da bir harikaydı. Dalından koparılmış narı sıkıp içtiğim an yaşadığımı hissettim. Ahh ahh..


3. Gün Kendimizi çok yıpratmak istemedik, normalde otelden çıkış saati 12 idi. Biz ise otelin sahibesinden rica ettik, o da sağ olsun ‘’ne zaman çıkmak isterseniz, çıkın’’ dedi. Çok tatlıydı bu şirin otelin sahibesi. 3. Günümüzü yatmaya dinlenmeye ve huzurlanmaya ayırdık. Uzun uzun bahçede oturup, kendimizi yaya yaya kahve içip, kahvaltı yapıp, hamakta yatıp, bisiklet sürüp, doğayı koklayarak geçirdik bugünümüzü.Denize elbette girdik, aletsiz sörf yaptık😊 O nasıl bir şey demeyin. Cağnım Antalya’nın denizi. Uzun bir süre, güneşlendik, hazırlandık ve yola çıktık. Abla bize su bile verdi yolcularken. Bu oteli de, bahçesini de hamağını da, odaların temizliğini, ortamın samimiyetini, yemeklerin lezzetini unutmam. Kesinlikle bir daha gideceğiz bu net.


Bir iki şey unutmadan buraya eklemek istiyorum;


ÖnerilerimÇıralı da ciddi bir atm sorunu var, yanınızda nakit para olsun mutlaka. Bir iki atm dışında atm yok. O da resmen çıralının çıkışında kalıyor. İlk defa parasız kalma macerası yaşadık. Para konusu mühim, çünkü öyle her yerde kredi kartı geçmiyor haberiniz olsun. (Kaldığımız yerde geçiyordu tabi ki) Hemen hemen tüm Bugalovlarda şampuan vs yokmuş. Bizim kaldığımızda da yoktu. Yanınızda götürün. Tahtalı dağına çıkacaksanız, mont ya da kalın bir şey olsun yanınızda. Yanartaşa çıkacaksanız akşamüstü çıkın. Hem manzarayı görün, hem de yanan ateşi. Mümkünse araba kiralayın. Bütçe kısmından anlayacağınız gibi yol için hatrı sayılır bir rakam harcadık. İkinci önemli konu ise dolmuş şoförlerinin berbat kurnazlığı. Hiç sevmedim bu kısmı. 7 lira için yapmayacakları pislik yok sanırım. Bunu okumuştum, yaşayınca da pekişti. Normalde asla izin vermezdim ama oldu bi kere. Dolmuşçuların lafına itibar etmeyin. Kısaca küçük maceramızı yazayım, size de fikir olsun😊Şöyle oldu;Dönüş yolundayız. Minübüs şoförü bizi yukarıya bırakacak, biz de anayoldan gelen bir Antalya otobüsüne bineceğiz. Plan bu. Ancak kendisi bize ‘’sizi Tekirovaya bırakayım, oradan 2 dakikada bir otobüs gelir, oturarak gidersiniz’’ önerisinde bulundu. Bunun için ise 15 lira para istedi kişi başı. Biz hayır dedik önce. Biz reddedince baya bir bozuldu, fırsatçı yaratık ama biz takmadık😊 Sonra binen iki kadını ikna etti, bizde hadi neyse öyle olsun dedik ve devam ettik. Bizi Tekirova’ya attı, 30 lirayı da aldı. Bir araba geldi ama otobüs değildi, bildiğin minübüstü, oturduk ama ters falan. Öyle yer falan da yoktu. Tam tamına 2.5 saat sürdü Antalya otogarına varmamız. 15-20 dakika da oraya gelmemiz sürmüştü. Yani toplamda 1 saat 15 dakika olacak yolu, o pislik yüzünden 3 saatte aldık. Allahtan ihtiyatlı davranıp erken koyulmuştuk yola. Havalimanından havaş bulamadık ve ‘’tramvayla gidin’’ önerisini kabul ettik, o da tam 35 dakikada tıngır mıngır bizi havalimanına götürdü. Yazmış olduğum saatlere dikkat edin. ‘’Vakit nakittir’’ kafasında bir insan olarak hem bir dünya para verdik ulaşım için hem de zaman kaybettik. Dolayısıyla şu arabasız olmaz lafımı yabana atmayın.


Yeme -İçme konusu Çıralıda yemek yiyebileceğiniz bir sürü yer var ama biz kaldığımız yerde yemeyi tercih ettik. Daha iyi olamazdı zaten. Ne istersek de abla pişiriyordu. Yazın, yani yoğun sezonda bu kadar konforlu olur muydu bilemedim ama içtiğimiz şaraba kadar son derece keyifli ve kaliteli bir hizmet aldık. Genel itibariyle pahalı da değildi. Sadece bir akşam yemeğinde yediğim köfteyi beğenmedim. Dediğim gibi hemen hemen tüm oteller /bungalovlar aynı zamanda restoran, istediğiniz birinde girip yiyebilirsiniz. Kahvaltı otel fiyatına dahildi. Oldukça da güzel ve yeterli bir kahvaltıydı.


Ne kadar harcadıkBu kısım hep en çok merak edilen kısım oluyor. Bazen sanki uzatma sadede gel dediğinizi duyar gibi oluyorum😊 Buyrun net ne kadar harcadım kısmı;Öncelikle konaklama için 404 TL ödedik kahvaltı dahil. 2 gece Kahvaltı dışında yemek için 246 Tl harcadık. Sanırım bu kısmı biraz pahalı. Ama vardığımızdaki kahvaltı, sonra öğle yemekleri ve akşam yemekleri diye düşünüp, 2 kadeh de şarap eklediğinizde 246 tl yi rahatlıkla buluyorsunuz. Ulaşım: 189 Tl (Aklınıza gelecek her türlü minübüs, tramvay, havaş vs bunun içinde)Tahtalı dağı teleferik : 140 Tl Uçak biletlerimiz : 140 Tl gidiş Sunexpress 285 Tl dönüşDolayısıyla bu seyahatte toplam : 1404 TL harcadık. 3 gün için bu para verilir mi değer mi değmez mi siz karar verirsiniz. Yemek kısmı opsiyoneldir. Siz daha az yiyebilirsiniz. Şarap içmeyebilirsiniz, bizim gibi 3 öğün yemeyebilirsiniz. Sabah erken uyanınca öğle yemeğini atlama opsiyonumuz olamadı maalesef. Öyle çok bir şey de yemedik ama, yeme kısmı biraz maliyetli bence de☹ Uçak biletleri kişi başı 100 tl ye geliyor. Otobüs de zaten en az 100 tl ye gidiyor Antalya’ya. Sunexteki gibi 140’a bilet bulabilseydim, daha iyi olurdu ama bulamamıştım. Teleferiğe çıkmayabilirsiniz. Ya da geceliği 100 lira olacak bir yerde kalabilirsiniz. Yani bir hafta sonunu Antalya da geçirip 700 tl ye de bu işi halledebilirsiniz. Yeter ki isteyin gezmek. Tüm bu rakamları size fikir olması açısında veriyorum.


Netice itibariyle;Antalya, tekrar tekrar gideceğim ve uzun zaman geçirmek istediğim yerlerin arasına eklendi. Elbetteki sonbahar ya da ilkbahar ayında giderim. Daha önce 1 kere gitmiştim, Manavgat şelalesini, Sideyi ve Antalya merkezi görmüştüm. Ama şimdi daha iyi geziyorum ve algılama farlılıklarım var. Seyahat ettikçe gördükçe kendinizi daha iyi tanıyorsunuz ve tabi ki daha güzel yorumluyorsunuz. Bu seyahat bizim için unutulmaz, huzurlu, keyifli bir seyahat oldu. Dediğim gibi ben bu aktiviteleri sığdırdım 3 güne, siz de biraz şehirden arınıp dinginliğe yolculuk etmek isterseniz, ülkemiz çoooooooook güzel. Hiç uzaklarda aramaya gerek yok. Hele ki 4-5 gününüz var ise ve bu sonbahar ve ilkbahar aylarına geliyorsa, Antalya’ya gitme konusunda tereddüt bile etmeyin. Bu arada 4-5 gün makul bir süre olduğundan Kaş’a da gidebilirsiniz. Son olarak şunu da belirteyim ;Antalya Havalimanı ile Kaş arası 203 km ve 3-4 saatte ancak varılır Kaş’a. Ancak Dalaman Havalimanı ile Kaş arası 154 km dir, ve 2-3 saatte ulaşırsınız Kaş’a. Dolayısıyla amacınız Kaşa gitmekse, biletinizi Dalaman’a alın😊 Bu da kıymetli bir bilgi olarak burada dursun, zira ben bir sonraki Antalya seyahatinde Kaş’a gideceğim😊Benden bu kadar. Umuyorum ki yararlı bilgiler bulmuşsunuzdur yazımda. Sizi gönül dolusu muhabbetle selamlıyorum 😊😊 😊 😊 😊 Bu selam verme şeklinin kaynağını da bilen bilir <3


Beni ve gidip döndüğüm yerlerin detaylarını instagramdan takip edebilirsiniz : bigezipdoncem

0 görüntüleme

©2018 by Bigezipdoncem. Proudly created with Wix.com

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now